Yazı Detayı
01 Nisan 2014 - Salı 13:42 Bu yazı 1379 kez okundu
 
CHP neden kaybetti?
M.Bora Zor
 
 

Seçimler geride kaldı, artık sonuçlar konuşuluyor. Dün çok sayıda telefon aldım seçim sonuçları üzerine. CHP’liler neden kaybedildiğine cevap ararken, gazeteci olarak bizim de görüşlerimizi almak istiyordu. Telefonlar artınca kendime göre sebepleri bir yazıya dökmek şart oldu diye düşündüm.

Gelin birlikte irdeleyelim sonuçları...

**

Öncelikle takip ettiğim kadarıyla yoğun bir tempoyla çalışan partilileri tebrik etmek istiyorum. Onlar üzerlerine düşeni yaptılar. Gecelerini gündüzlerine kattılar.

Peki yoğun bir çalışma yapıldıysa, sonuç neden böyle diyeceksiniz.

Tek cevabı var bunun; Yoğun değil, Verimli çalışma yapmakla gelir başarı...

Çağımızda ayakta kalmanın en önemli anahtarı verimlilik iken, CHP örgütü bunu hep göz ardı ediyor. Verimli, sonuca yönelik çalışma yerine,çalışmış olmak için çalışma tercih edildi. Ve sonuç doğal olarak hüsran oldu.

**

Dün ziyaret ettiğim Şahinbey’de bir yönetici, “ Biz üzerimize düşeni yaptık. Ama vatandaş anlamak istemiyor.” serzenişinde bulunuyordu. Aslında bu serzeniş yukarıdaki “verimli çalışma” görüşünü doğrular nitelikteydi. Çünkü vatandaşın anlamak gibi bir görevi yok, ama senin anlatmak gibi bir görevin var. Çok çalışmana rağmen, anlaşılmadığını düşünüyorsan ilk döneceğin kişi kendin olman gerekiyor. “Ben çalıştım, onlar anlamadı.” düşüncesi senin vatandaşı anlamadığının en güzel göstergesi aslında. Ne yazık ki CHP bu yanlışa çok sık düşüyor.

**

Aslında burada ilk irdelememiz gereken, aday belirleme süreci olmalı diye düşünüyorum. İl ve ilçe başkanları, yönetimlerinin ve örgütün düşüncelerini almadan “Ben başkanım, ben karar veririm” mantığıyla adayı tek başlarına belirleme yanlışına düştüler. Daha sonra da bu adayların doğruluğuna örgütünü ikna etmeye çalışarak zaman ve destek kaybettiler. İdeal yöneticinin altlarını dinleyen, en sonunda da objektif olarak kararı veren olduğunu başkanlar unuttular. Örgütünü ikna etmeye çalışırken de asıl hedef vatandaşa yeterince ulaşamadılar.

**

Üstte de belirttiğim gibi CHP seçim sürecinde yoğun bir çalışma içerisine giriyor. Partililer bir hedefe ciddi bir şekilde kanalize olup, varını yoğunu ortaya koyuyorlar. Ama CHP, yarışta sadece kendisine odaklanıyor. Rakibin durumu, şehirdeki, ülkedeki gelişmeler yeterince değerlendirilmiyor. Yapılan uyarılar ise dikkate alınmak yerine eleştiri ile cevap buluyor..

Bakın, gazete olarak seçim önce 35 mahalle ve 5 ilçede anket çalışmaları yaptık. Bizim gördüğümüz CHP’nin Gaziantep’te kazanamayacağı yönündeydi. Oğuzeli’nde, Araban’da, İslahiye’de CHP’nin geride olduğunu gösteren anketimiz, ciddi bir şekilde eleştirildi.

Acaba doğru olabilir mi?” sorusunu kendilerine sorup önlem almak yerine anketimizi taraflı ilan etmeyi tercih ettiler. Sonuç ortada...

**

En çağdaş, en modern parti olduğunu iddia eden CHP’de kadınlar hiçbir zaman hakettiği yeri alamadı. Özellikle Gaziantep’te kadın aday konusunda diğer partilerden çok daha muhafazakar davrandı CHP’liler. Kadınlar mahallede seçim çalışması yapacak parti emekçisi, arka sıralarda vitrini güzelleştirmek için konulan konu mankenleri muamelesi gördü. Ama en sıkı çalışma da onlardan istendi. Kadınların yaptığı özverili çalışmaya, erkekler de katılsa seçim sonuçları çok daha farklı olabilirdi. “CHP Gaziantep’te kadınlara yaptığı yanlışın bedelini başarısızlık olarak ödüyor” dememiz yanlış olmaz sanırım.

**

Ve en önemli etken, Genel Merkez’in çözüm bulması gereken konu; delege siyaseti. CHP’de bütün siyaset delege seçimine endeksli. Deelege belirleme sürecinde verilen mücadele, seçimlerde verilse inanın açık ara iktidar olunur.

Yanlışa bir bakar mısınız; Her mahallede delegeniz var, ama siz o mahallelerde sandığa oturtacak kişi bulamıyorsunuz. Partinin hiçbir etkinliğine, hiçbir görevine katılmayan bu delegelerin tek görevi; Aday belirleme sürecinde kendilerini delege yapanların işaret ettiği adaya oy vermek.

Partiden ihraç edilmiş bir kişi, belirli sayıda delege yazdırabildiği için partide söz sahibi olabiliyor. Partiye zarar verdiği iddiasıyla ihraç edilmiş, ama partinin geleceğiyle ilgili söz söyleyen oluyor.

Her seçim öncesi demokrasiden bahsedilip, “adayı örgüt belirlemeli” derken, aslında belirleyici kişilerin delege ağaları olmasına meydan veriliyor.

**

Belki sıralanacak bir çok yanlış bulunabilir. Adayların yanlışlığı, ülke genelindeki siyasi atmosfer sebep olarak gösterilebilir.

Ama bana göre;Delege odaklı, bu seçimden çok gelecek seçimi düşünen yöneticiler,bu başarısızlığın asıl sorumlularıdır. Çünkü Gaziantep, ülke ortalamasının gerisinde kalarak başarısızlığı katmerlemiştir.

Şahinbey örgütü 2009’da alınan 96 bin oyu, 88 bine düşürerek büyük bir başarısızlığa imza atmıştır. Seçmen sayısı artarken, oyunu arttırmak bir tarafa, bir önceki seçimde CHP’ye oy veren 8 bin kişiyi kaybetmenin nasıl bir izahı olabilir?

**

Bu sonuçların ardından CHP’nin Gaziantep örgütleri yeniden bozulup yapılmalıdır.  CHP Genel Merkezi, bunu yine delege ağalarının, grupların müdahil olacağı bir seçimle değil, Gaziantep’te düzgün bir yapıyı oluşturacağına inandığı kişilerin atamasıyla yapmalıdır.  Onlar da yeniden dizayn etmelidir Gaziantep örgütünü. Aksi takdirde başkanların değişmesi Gaziantep’te hiçbir şeyi değiştirmeyecektir.

Sonuç olarak; CHP Gaziantep, seçim şokunu atlattıktan sonra hemen çalışmalara başlamalı, ilk adımı da mevcut başkanlar istifalarını sunarak atmalıdır.

 

 

 

 
Etiketler: CHP, neden, kaybetti
Yorumlar
Diğer Yazılar
Hangi takım başarılı?
Bir aile şirketinin sonu
CHP, kaybetmeye oynuyor
Bu şehrin kaderi…
Yeter ki bir olalım…
7 Haziran’ı anımsatıyor
Tek sonuç…
Gaziantep’i kaybediyoruz…
Takımlarımızın şansı…
Referandum ve teşkilatlar
# HAYIR
Neredesin Gaziantep?
Kim suçlu?
Şapkayı önüne koyma zamanı
Manzaralı yıkım
Okuyun…
GİTME ZAMANI…
Muhalefetin sorumluluğu
Şimdi açıklama zamanı
Bir şehrin hafızası…
Nerede o eski Ramazanlar?
Bu anlayışla yeni sezon da zor
Markalaşmayı logoya indirgeyen kim?
Düşündüren tercih
CHP ve çözüm(süzlük)
CHP’nin çaresi; tek liste
Hesap, başlardan başlar…
Kaleminize…
Sorunları tartışalım
935 cami, 1.100 okul…
EMPATİ
Mutfağımız adına bir fırsat
Gözümüze sokana kadar…
Ne ekersen onu biçersin
1 milletvekilinde son düzlük…
Bu sefer oluyor mu?
Ümit Özdağ haksız mı?
1 milletvekili partisini arıyor
Bir de madalya takalım..!
Başkan olmak
Amaç, DT’nı göndermek mi?
Asker annesi ve ön seçim
“Severus biz bu köprüyü”
İstifada liyakat aranmıyor…
İlaç zehire kesti
Geç kalınmadı mı?
Gelecek emin ellerde mi?
Başını alıp gitmek
Gaziantep’e ihanet…
Masadan kalkamadı ki…
Önlemler ve mağduriyet
DEVLET HABERDAR, GAZİANTEP HABERSİZ…
VEKİLLERİMİZİN BAŞARI SIRASI
İsterseniz bir de her yıl kutlayalım
Tuzla, Büyükşehir’e örnek olsun
Memnuniyetsiz memnune miyiz?
Yaradılanı severim…
Hayvan Çiftliği
CHP, kendiyle mücadele ediyor
Boz boz yap…
CHP’nin üye profili
İl Başkanlığı ve Adnan Keskin…
Harcanan 1 milyon TL ne olacak?
Fadıloğlu’nun topuk siyaseti
“Ben yaptım”
Şahin, acele ediyor
Arap Kızı…
20 Ekim 1972
Azmettirici devlet
Alkışlanacak söylemler, tersi eylemler…
Anlattığınız mı, yaşadığımız mı?
Eğitimi dinamitledikten sonra…
Görev icabı…
Bir “Bakan”a da razıyız…
Aş taşarsa…
Sabreden derviş ve yetkililer...
Vicdan muhasebesi...
Yasak soru işaretlerini giderdi mi?
Tepki Suriyeli’ye değil, yetkililere...
Esnaflıktan sanayiciliğe...
Endişeye gerek yok mu?
Neye hizmet ediyoruz, neye etmiyoruz..?
Eleştiren mi, eleştirilen mi?
Sağlıklı şehir...
Doğru hedef...
Kitap festivali ve gazeteci
İmzacı mısın vay vay...
Demokrasi Meydanı, işçiye yasak...
“Çözmek boynunuzun borcu”
Protokol tribünü
SİZ KİMLERDENSİNİZ?
“AKP-CHP yarışır, MHP-BDP belirler”
O, hakkını helal edecek mi?
“TOKALAŞMA, DİNLE...”
Esefle bildiririm
Yanılıyorsunuz sayın Şahin
Görünen ve gerçek, arasındaki uçurum
Seçim gündemimize girmemiş
Kim daha çok sıkacak?
Çalışan gazeteciler...
Park =Kafeterya
Hangi vicdan?
Kime güveniyorsunuz?
Gaziantepspor ve siyaset
Şehrin gerçekleri...
Gazeteci yazmazsa...
Tahmazoğlu – Fadıloğlu ve siyaset
Siyasette ilkleri yapabilmek...
İdeal siyasetçi...
İlk olmak mı, hizmet mi?
Din ve ahlak
Dershaneler
Yakında aramızda olacaklar
Aman çocuğum vali olma...
Arınç’ın çıkışı Şahin’e yakışırdı...
Sözün özü...
Gaziantep’in başkanı...
Adaletle öç alma arasındaki fark
Hiç Uygun olmadı...
Devlet karşılık bekler mi?
Ne yazık ki parkomatlara da tanıklık ettik
Yanlışa kalkan eller
Gaziantepspor iyi yolda mı?
Gavur parasıyla mı yapıldı?
Kadro şekilleniyor
“2740’a mesaj at, makam aracına destek ol”
Gaziantepspor iyi yolda
Batı’dan medet ummak
Tek tek...
Bir basın toplantısı bekliyoruz
Bir tweet bekliyorum
Dış güçlerin oyunu
Arazi karşılığında olduktan sonra...
Benzinciler o hassasiyeti gösterir mi?
Gönüller razı değil...
Meclis üyelerine çağrı
Örgütü Gaziantepspor Yönetimi besliyor
Doğruya doğru...
Marka şehir için...
FIFA U20 heyecanı..?
Geçmiş ve bugün
Birbirimizi dinlemeyi, anlamayı denesek...
Hoşgörü...
Eğitim göçertilirken...
Önümüzdeki çukura düşmemek
Akil’lere aklım ermedi...
Gaziantep’e yazık ediyorsunuz...
Parti emekçileri...
Vah Türkiye’m...
Yeter ki adamını bul
Soruşturmaya “Protokol”den başlamalı
Maçın önüne geçen olaylar
Kontenjan Milletvekili
Siyasetçiyi olumlu anmak...
Medeniyet anlayışı
Siyasetçinin görüntüsü
Övgülerle avunuyoruz...
Protokol tribünü
Kurtulmuş, yine konuşmuş
İşçi bulamayan Adliye’ye...
Hedefsiz ancak bu kadar...
Dikili bir ağacımız oldu
Kitap bedava, sabun parayla...
İşadamlarından “İnşallah”lı buluşma
Kıtlax’ın tanıtım kıtlığı...
“Garibanın halini, garibana sor”
Üç kuruşa çalıştırılırsa, işçi bulunmaz
Yönetim istifa – taraftar istifa…
Biz ve verimlilik?
Gaziantepspor “Uygun“u buldu...
Tek dayanağımız şansımız.
Biz ilgileniyoruz, rakipler alıyor...
GAÜN'deki komedi üzerine...
Olmuyor Sayın Karaman...
Tüccar belediye mi, sosyal belediye mi?
Eğitimi, reklam aracı olarak kullandırtmayın
Şu eğitimi bir türlü masadan kaldıramadık
"Bizi böyle mi temsil edeceksiniz?"
Fadıloğlu, bir açıklama borçlu
UKOME bu fiyatı nasıl belirliyor?
İşin b...nu çıkarmak...
“Bugünkü halimize çok şükür...“
Lütfen susun...
Bizi o zemin kurtardı sayın Karaman...
Jolie kampları beğenmiş
Kiracılardan vekillere tweet var...
Ekmeği ekmekçiye...
Karaman sadece futbola konsantre olursa...
Kana susamış mahluklar…
Tezatlar şehri…
Fiziki şartlar tezi, yetersiz kaldı
Dövize Endeksli Kafalarımız Değişmedikçe
Bir Kerede Eğitimcileri Dinleseniz
Kentsel Dönüşüm Yıkıp, Yapmak mıdır ?
Ne güzeldir kurumlarımızın işbirliği...
Vatandaşa "ne düşünüyorsun?" dediniz mi?
Zor meslektir gazetecilik...
Hüseyin Amca, Vali Ata'yı kahveye bekliyor
Mağlubiyetin resmi
Şaka gibi...
Hayır işiyse, denetime gerek yok mu?
Haber Yazılımı Haber Scripti Haber Sistemi Haber Paketleri