Yazı Detayı
20 Şubat 2018 - Salı 00:41
 
ÇEVRE
Sait Köse
 
 

Çevre kirliliği, ekosistem olarak tanımladığımız dünya varlıklarının oluşturduğu sistemlerin doğal dengesini bozan ve insanların hatalı davranışları sonucu ortaya çıkan ekolojik zararlardır. 

Çevre kirliliği, yeryüzünde yaşayan bütün canlıların sağlığını etkileyen, cansız ve çevredeki maddeler üstünde yapısal zararlar veren ve bazı nitelikleri bozan yabancı maddelerin hava, su ve toprağa karışması olayıdır. 

Düzensiz kentleşme ve bilinçsiz sanayileşme dolayısıyla insanla, içinde yaşadığı doğal çevre arasındaki denge bozulmaktadır. Hava, su, toprak ve yeşilliklerin açığa çıkan duman, gaz, atık su ve petrol artıkları tarafından kirletilmesi ile çevre insan sağlığına zararlı hale gelmektedir. Büyük kentlerdeki trafik gürültüsü ve trafik yoğunluğuna bağlı öteki sorunlar da çevre kirliliğinin bir parçası sayılır.  

Çevre kirliliği çeşitleri genel olarak; hava kirliliği, su kirliliği, toprak kirliliği, gürültü kirliliği ve görüntü kirliliği olarak tanımlayabiliriz. Günümüzde,  ışık kirliliği, radyasyon kirliliği de çevre kirlilikleri olarak karşımıza çıkmakta, bu çevresel kirliliklere yine insanlar neden olmakta ve diğer canlıların zarar görmesine de neden olmaktadır. Çevrenin kirlenmesi, ekosistemin dengelerini bozarak iklimsel değişikliklere de  sebep olmaktadır. 
Çevre kirliliğini yaratan toz ve gazlar tüm canlıların yaşamında olumsuz etkilere neden olurlar. Ayrıca, bacalardan kükürt dioksit ve azot dioksit veren termik santraller ile sanayi kuruluşları da bölgede asit yağmurlarının oluşumuna neden olmaktadırlar.  

Dünya nüfusunun artması ve bu nüfusun gereksinimi, insan eliyle yaratılan kirliliği hızlandırmaktadır. Günlük yaşamı, özellikle de şehir yaşamını kolaylaştırıcı bazı gelişmeler doğal kaynakları bozmakta; su, hava ve toprağın kirlenmesine yol açmaktadır. Bu da bitki ve hayvan varlığına ve sağlığına zarar vermektedir. Çevre kirliğinin pek çok nedeni vardır.Bunlara aşağıdaki bazı örnekleri gösterebiliriz: 

- Evler, iş yerleri ve taşıtlarda petrol, kalitesiz kömür gibi karbon salınımı yüksek fosil yakıtların aşırı ve bilinçsiz kullanılması, 
- Sanayi ve evsel atıkların çevreye gelişigüzel atılması, 
- Kimyasal ve biyolojik silahların kullanılması, 
- Orman yangınları, ağaçların kesilmesi, bilinçsiz ve zamansız avlanmalar, 
- Tarım ilaçları, böcek öldürücüler, soğutucu ve spreylerde bilinçsiz ve gereksizce zararlı gazlar kullanılması, 
- Nükleer silahlar, nükleer reaktörler ve nükleer denemeler gibi etmenlerle radyasyon yayılması… 

İnsanoğlunun çevreye verdiği zararlar ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Çevre kirliliğinin sonuçları aşağıdaki gibi özetlenebilir: 
1- Dünya’nın coğrafyası her geçen gün değişmektedir.  
2- Atmosferik faaliyetler aksamaktadır.Dünya’nın iklimi değişmektedir. Buzullar erimektedir.İnsanlık,Küresel Isınma tehlikesi ile karşı karşıyadır.  

3- Erozyonlar oluşmakta ve toprağın verimi düşmektedir. Kuraklaşma ve çölleşme yaşanmaktadır. 
4- Su kaynakları gün geçtikçe azalmaktadır. 
5- Enerji kıtlığı başlamıştır. 
6- Canlıların hayat alanları daralmakta ve yok olmaktadır.Canlıların nesillerinin tükenmesi sonucu Biyolojik çeşitlilik (canlı çeşitliliği) azalmaktadır. 
7- Yiyecek kıtlığı nedeni ile beslenme sorunu doğmaktadır. 
8- Ekosistem dengesi bozulmaktadır. Doğal kaynaklar tükenmektedir. 

Çevrenin kirletilmesinde önemli rolü olan insan, doğal çevrenin korunması  ve çevre kirliliğini önlemek içinde artık zaman geçirmeden önlem almalıdır. 
1- Sanayileşmede çevreye zarar vermemek için gerekli tedbirlerin alınması gerekir. 
2- Canlı türlerinin ve  nesillerinin devamının sağlanması gerekir. 
3- Bilinçli tarım yapılması gerekir. 
4- Ormanların yok edilmemesi gerekir yeni orman alanları oluşturulmalıdır. 
5- Su kaynaklarının kirletilmemesi gerekir. 
6- Geri dönüşümlü ürünlerin kullanılması gerekir ve insanlar buna teşvik edilmelidir. 
7- Tüketim maddelerinin geri dönüştürülebilecek şekilde kullanılması gerekir. 
8- Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması gerekir. 
9- Yenilenemez enerji kaynaklarının kullanılmaması gerekir. 
10- Eğitime önem verilmesi ve tutumlu olunması gerekir. 
11- Sürdürülebilir kalkınma yapılması gerekir. 
12- Bilinçli tüketim yapılması gerekir. 

Bunları yapmazsak ne mi olur? Halinden şikayet edenler için bu günlerden daha kötüsü olur. 

                                                                                             M.Sait Köse 

 

 

 
Etiketler: ÇEVRE, , ,
Yorumlar
Haber Yazılımı