Yazı Detayı
15 Mart 2016 - Salı 17:00
 
Çanakkale Savaşı Özel Bir Savaştır
Sibel Doğan
 
 

Çanakkale Savaşı Türk tarihi için ilginç, zafer, onur, anlamlarına gelir. Çökmüş imparatorluğun çökmüş askerleri imkânsızlıklar içinde savaşmış, vatan müdafaası uğruna ölmüşler ve sonunda başarılı olmuşlardır. Savaşı ve savaşan Türk askerlerini bu kadar enteresan ve olağanüstü kılan da buimkânsızlıklara rağmen başarılı olmalarıdır.

Bizde tarihe pek ilgi duyulmadığı için fazla bilgi sahibi değiliz. Türk tarihçiler olayı anlatırken yüceltme kaygısıyla asıl verilmesi gereken net bilgileri kaçırıyorlar. Mücadelenin iyi olduğunu söylemek yerine mücadeleyi iyi yapan ögelere değinmeleri tarihin açıklayıcılığı konusunda daha elverişli olacaktır.

Çanakkale Savaşı, I. Dünya Savaşının tek başarılı olunan cephesidir. Bu başarının temeli ise Türklerin anayurdunu kaybetmeme, vatanını koruma isteği olan bir ordunu mücadele azmi vardır. Başlarında ise sorunun temelini görebilen bir komutan, Mustafa Kemal, vardı. Bu ikisi bir arada oluncaelbisesi yemeği, suyu, silahı ve sıhhi malzemesi olmayan ordu zafere imza atmayı başardı.

Çanakkale Savaşı 3 Kasım 1914’te İngiltere ve Fransa’nın Osmanlı’ya deniz saldırıyla başladı. İlk hedef gemilerle boğazlardan geçmek ve İstanbul’u ele geçirip Osmanlı’nın tüm cephelerinde savaşa son vermekti. Boğazların yakınlığı ile Türk topları yaklaşan gemileri batırmayı başardı. Bu durum İngiltere’yi şaşırttı. Osmanlı askerlerini o kadar küçümsüyorlardı ki Osmanlı’nın hemen teslim olacağını düşünüyorlardı. Unuttukları bir şey vardı. Yoksulluk, imkânsızlık, cesareti ve vatan sevgisini yok etmiyordu.

Çanakkale Savaşı çok özel bir savaştır. Bölgenin coğrafi konumu, orduyu yöneten komutanlar, savaşın uzun sürmesi nedeniyle yeme içme sorunu, tuvalet sorunu…Kış aylarında soğuk nedeniyle donan, yağmur yüzünden selden ölen askerler… Yaz gelince cesetlerin kokması, savaş arasına cesetleri gömmek için ara verilmesi, düşman askerlerin bu arada birlikte oturmaları sohbet etmeleri, birbirlerine yiyeceklerden, sigaralardan vermeleri savaş bitince dostluk kuran askerlerin siperlerine geçip savaşmaya devam etmeleri…Savaşın ilk yarısında Türklere düşmanlık besleyen Anzak askerlerinin geçici barıştan sonra ‘’Türkler aslında onurlu insanlardır. Bizim onlarla bir sorunumuz yok ki, niye savaşıyoruz?’’ gibi ifadeler kullanmaları ve düşmanlarını sevmeleri…Siperlerin birbirine çok yaklaşması ve bu nedenle iki taraf arasında diyaloğun gelişmesi…

Cepheye çok sayıda asker sevkiyatı yapılmış, Türkiye’de Çanakkale’ye asker göndermeyen memleket kalmamıştır.Yakın olduğu için en çok İstanbul’dan asker alınmıştır.  14-15 yaşlarındaki çocuklar orduya alınmıştır. Lise öğrencileri bu savaşta kaybedildiği için İstanbul’da liseler yıllarca mezun vermemiştir. Her iki taraf da ‘’Ya zafer ya ölüm’’ fikriyle geldiler cepheye. Cephede genel komuta Alman General Liman Van Sanders’tedir. Almanlar ebetteki müttefiki Osmanlı topraklarını korumak istedi ama cephede ölüm kalım savaşı verenler Türk komutanlar ve Türk askerlerdi.

Mustafa Kemal’in yıldızı bu savaşla parlamış, Anadolu’da büyük kurtarıcı olarak nam salmıştır. Bu savaşta çok fazla zayiat verilse de savaşın kazanılmasını sağlayan Mustafa Kemal ve ‘’Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum’’ emridir.

Anzak askerleri için Çanakkale’de anıt mezarlık yapılmıştır ve Mustafa Kemal topraklarımızda can veren düşman askerleri için 1934 yılında Anzak annelerine hitaben şu mektubu yazmıştır:

"Uzak memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar; burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar; gözyaşlarınızı dindiriniz, evlatlarınız bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır."

 Avustralyalı bir anne de Mustafa Kemal`in mektubuna karşılık bir mektup yazar:

“Gelibolu topraklarında yitirdiğimiz evlatlarımızın acısını alicenap sözleriniz hafifletti, gözyaşlarımız dindi. Bir anne olarak bana teselli verdi. Yavrularımızın sonsuz uykularında huzur içinde dinlendiklerinden hiç şüphemiz kalmadı. Majesteleri kabul buyururlarsa, bizler de size “Ata” demek istiyoruz. Çünkü yavrularımızın mezarları başında söylediğiniz sözler, ancak bir öz babanın sözleri gibi yüce.Evlatlarımızı bir baba gibi kucaklayan Büyük Ata`ya bütün anneler adına sevgi, şükran, saygıyla.”

 
Etiketler: Çanakkale, Savaşı, Özel, Bir, Savaştır,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
21 Nisan 2018
Dilde Zenginleşme
07 Nisan 2018
Alfabemiz Ne Olmalı?
24 Mart 2018
KÖRLÜK
14 Mart 2018
Kadın Hakları
03 Mart 2018
EĞİTİM ÖNEMLİDİR
09 Aralık 2017
Sus, izle
23 Kasım 2017
Modern Türkiye
17 Kasım 2017
BİZ
09 Kasım 2017
Anlam
26 Ekim 2017
Aşk nedir?
13 Ekim 2017
Aydınlık Yol
11 Eylül 2017
Sessiz Gece
27 Temmuz 2017
Bizde Tarih Anlayışı
20 Temmuz 2017
Vahdettin ülkeyi Neden Terk Etti?
13 Temmuz 2017
Şehzade Evlilikleri
08 Temmuz 2017
ENDERUN MEKTEBİ
22 Haziran 2017
Karakol Cemiyeti
01 Haziran 2017
Kitap Severliğimiz
25 Mayıs 2017
Rüzgar
18 Mayıs 2017
Atatürk ve Bayrak
14 Nisan 2017
Süryaniler
05 Nisan 2017
Gençliğimsin
28 Mart 2017
Mustafa Kemal’in İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne Eleştirileri
22 Mart 2017
Kût'ül-Amâre Savaşı
08 Mart 2017
Hürriyet ve İtilaf Partisi
22 Şubat 2017
Ahmet Rıza Bey
07 Şubat 2017
Sol Partilerin Gençlerle ilişkisi
31 Ocak 2017
Akıp giden yaşam
24 Ocak 2017
İttihatçılar
17 Ocak 2017
Sen Lazım
11 Ocak 2017
Ruhumun Aynası
04 Ocak 2017
İttihat ve Terakki
27 Aralık 2016
Mustafa Kemal
20 Aralık 2016
Vatan Yahut Silistre
14 Aralık 2016
VATANIM SENSİN
07 Aralık 2016
Kravatın Tarihi
30 Kasım 2016
HER ŞEY NORMAL
22 Kasım 2016
ÖĞRETMENLİK
16 Kasım 2016
İstanbul
08 Kasım 2016
MİSAKI MİLLİ NEDİR?
02 Kasım 2016
Türkiye’de 29 Ekim
19 Temmuz 2016
İleri Çağ İleri Medeniyet demek midir?
12 Temmuz 2016
İttihat ve Terakki Cemiyeti’nde Neden Lider yoktu?
29 Haziran 2016
Almanya’nın Osmanlı ile İttifak Yapma Nedenleri
31 Mayıs 2016
Babı Ali Baskını
24 Mayıs 2016
Kafkas Cephesinde Osmanlı- Alman Çatışması
17 Mayıs 2016
İttihat ve Terakki Partisi’nin ideolojisi
10 Mayıs 2016
Deniz Gezmiş’e
03 Mayıs 2016
Mustafa Kemal ya da Enver
26 Nisan 2016
Sarıkamış Harekatı
19 Nisan 2016
I.DÜNYA SAVAŞINDA ALMANLARLA İTTİFAK YAPMAK ZORUNLU MUYDU?
12 Nisan 2016
Fatih’in Osmanlısı
05 Nisan 2016
Latin Alfabesinin Kullanımı
29 Mart 2016
I.Dünya Savaşı’nda Osmanlı Ordusunun Durumu
22 Mart 2016
Başka Bir Dünya
08 Mart 2016
Komutanlık Yetenektir
01 Mart 2016
II. Abdülhamit’in İttihatçılarla İktidar Mücadelesi
23 Şubat 2016
Enver Paşa’nın Kişiliği
16 Şubat 2016
Mobbing zayıflığın göstergesidir.
09 Şubat 2016
Sevgiliye Mektup
02 Şubat 2016
Türklerde milli bilinç
26 Ocak 2016
Güzellik emek ister
19 Ocak 2016
İttihat ve Terakki Kuruluşu
12 Ocak 2016
Enver Paşa ve Mustafa Kemal ilişkisi
05 Ocak 2016
Enver
29 Aralık 2015
Vatan Nedir?
22 Aralık 2015
25 Aralık
15 Aralık 2015
Kahraman mı, Vatan haini mi?
09 Aralık 2015
Ermeni Soykırım iddialarına Türk yanıtı ne olmalı?
01 Aralık 2015
İhmal Edilen Bayırbucak
24 Kasım 2015
Osmanlı Ordusunun Almanlara Teslimi
17 Kasım 2015
Osmanlı Aydınları İttihatçıları İttihatçılar…
10 Kasım 2015
Muhteşem savaş konuşmaları
Haber Yazılımı