Yazı Detayı
28 Eylül 2015 - Pazartesi 09:05
 
Buruk bir bayram
Mehmet ANKAY
 
 

Acısıyla tatlısıyla geçen buruk bir bayram…

Çünkü yaşanan olaylar insanları derinden yaralıyor.

Kâbe’de yaşanan şeytan taşlamadaki olay  üzerine tuz biber oldu sanki…

Kabe de yaşamını yitirenlere Allahtan rahmet diliyorum, yaralılarında bir an önce sağlığına kavuşmalarını diliyorum.  Başka kazalar yaşanmasın, başka acılar yaşanmasın.

Bayram bitti…

Tatilciler  yaşadıkları memleketlerine doğru yola çıktılar.

Trafik terörü yine iş başındaydı. Çok sayıda kaza gerçekleşti ve can kayıpları oldu.

Bunlar yetmezmiş gibi Dağ terörü de yine bayramda evlere ateş düşürdü. Ne diyelim artık bu insanları Allah’ a havale ediyorum. Çözüm Çözüm diyerek milleti oyaladınız bir nevi kandırdınız.Ancak bu oluşan bilançolar sizlerin çözüm süreci eserinizin sonuçlarıdır. Sizin çözüm süreciniz yerin dibine batsın…

Sevgili Ülkem,memleketim, ilim,ilçem,köylüm insanı ne olur uyanın artık, silkelenip kendinize gelin !

Lanet teröre dur demek için birleşme zamanı !

Yalnız !

 Bu birleşmeyi sokağa inerek, caddelerde boy göstererek değil, yakıp yıkarak değil de seçimlerde oylarımızı kullanarak gücümüzü birleştirebiliriz.

Laik, demokratik düşünen insanlar mutlaka oylarını kullanmak için sandığa gitmelidirler. Bunların Çözüm sürecine artık dur demenin vakti geldi geçiyor bile.

Bir daha keşke dememek için mutlaka sandık başına gitmeliyiz. Mutlaka oyumuzu kullanmalıyız. Olaylar olmasın, kazalar yaşanmasın diliyorum. Bayramlarda sağlık, sevgi, mutluluk olur.

Bütün okurlarıma sağlıklı, huzurlu daha daha nice bayramlar diliyorum.

 
Etiketler: Buruk, bir, bayram,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
12 Temmuz 2018
CHP’nin neye ihtiyacı var?
11 Temmuz 2018
Nereye gidiyoruz?
03 Temmuz 2018
Gönüllerin kazananı ol…
02 Temmuz 2018
Sizin iktidar olma düşünceniz yok
29 Haziran 2018
Karından konuşmayı bırakalım…
23 Mayıs 2018
UTANIYORUZ…
07 Mayıs 2018
Geçen yıl ne yazmışız?
12 Mart 2018
Kamil Ocak’ın günahı neydi?
28 Şubat 2018
Üretim mi? Yoksa…
07 Şubat 2018
Anahtara kadar devrimciler…
29 Ocak 2018
Müteahhit mi, şehrin insanları mı?
23 Ocak 2018
HADBİLMEZLER
19 Ocak 2018
Dokunan ah alır
02 Ocak 2018
Ben değil, biz mi !!!!?
29 Aralık 2017
Gazi Şehir’de yaşmak…
25 Aralık 2017
Büyüdük…
22 Aralık 2017
Sorgulayalım…
20 Aralık 2017
Üretmeliyiz…
16 Aralık 2017
Üreten toplum…
22 Şubat 2017
Vah ülkem vah!!
06 Aralık 2016
BEN BAŞKANLIK İSTERİM…
08 Şubat 2016
Yazık Gaziantep teşkilatına…
04 Şubat 2016
Bey Efendiler nerede…?
02 Şubat 2016
Allah akıl fikir versin…
25 Ocak 2016
Bu şehirde yaşayan biri…
20 Ocak 2016
Bence şapkamızı önümüze koymalıyız…
15 Ocak 2016
Neler oluyor?
14 Ocak 2016
Yorulduk artık yeter!
13 Ocak 2016
Açık sözlü ol...
11 Ocak 2016
Dikkate alınmamak…
30 Aralık 2015
Ne olacak bu Gaziantep’in hali?
23 Aralık 2015
Olması gereken budur
25 Kasım 2015
Oldu bitti…
22 Kasım 2015
Önce aynaya bak!
19 Kasım 2015
Ağabey aranıyor…
02 Kasım 2015
32 Minibüs, 5 Otobüs…
27 Ekim 2015
Kaprislerinizden kurtulun…
22 Eylül 2015
Son nokta
20 Eylül 2015
Biz çalarız, biz oynarız
16 Eylül 2015
Üzerimize ölü toprağı atılmış
03 Eylül 2015
Ders almıyoruz
02 Eylül 2015
İşte geldik gidiyoruz...
11 Ağustos 2015
Ayrışma-Kaynaşma
23 Temmuz 2015
Kaza geliyorum dedi
20 Temmuz 2015
Sol gösterip, sağ vurmak
14 Temmuz 2015
Pamuk yansın, keyif olsun
12 Temmuz 2015
Neler oluyor, nedir bu çift başlılık?
10 Temmuz 2015
Dutluk yolunda neler oluyor?
09 Temmuz 2015
Haremlik Selamlık olmadan iftar…
08 Temmuz 2015
Ayrışma Kaynaş
07 Temmuz 2015
Protokolde ayrışma…
06 Temmuz 2015
Antep’in tadı kaçtı
03 Temmuz 2015
Dağları delsen ne yazar…
02 Temmuz 2015
Kedicikler…
01 Temmuz 2015
Kaynayan kazan…
30 Haziran 2015
Yafta yapıştırmak…
29 Haziran 2015
Uzatmaları oynuyorsunuz
Haber Yazılımı