Yazı Detayı
27 Temmuz 2017 - Perşembe 00:48
 
Bizde Tarih Anlayışı
Sibel Doğan
 
 

Fransızcada araştırma anlamını taşıyan Latin kökenli histoire ile günleri gösteren date sözcüklerinin dilimizdeki karşılığı tarihin bilim olarak anlaşılmasının tarihçesi pek uzun sayılmaz. Hikayeci ve pragmatik tarih anlayışıyla yazılmış yüzlerce tarih olsa da bilimsel tarih yazımı Tanzimat’tan sonra belirmiş, II. Meşrutiyet döneminde önem kazanmış, Atatürk’ün Türk Tarih Tetkik Cemiyetini kurmasıyla verimli bir aşamaya ulaşmıştır. Ancak Tarihin tarafsızlığının önemi sürekli dile getirilse de ülkemizin bütün dönemlerinde öğretim kurumlarımızda bilimsel tarih anlayışı kökleşememiştir.  

Ülkemizde uygulanan tarih öğretim programları günün siyasi koşullarına göre bazı konuları saklamaya, bazı konuları da ön plana çıkarmaya çalışıyor. Ancak şunu iyi bilmek gerekir ki hiçbir gerçek sonsuza dek saklanamaz. Che’nin dediği gibi “Gerçekler inatçı şeylerdir.” Bu saklanan gerçekler öğrenildiğinde insanlar tarihe karşı nefret ve kin besleyemeye başlayacaktır. Resmi tarihe güven azalırken toplumda bölünmeler yaşanacaktır. Bu güvensizlik gerçeklere de şüpheyle yaklaşılmasına yol açacaktır. Öyle ki Tarih profesörlerinin iddialarına bile siyasi taraf tutacağı varsayımıyla itibar edilmeyecektir.

Siyasete endeksli tarih anlayışı pragmatik tarih anlayışıdır ki bu da nesnel bir anlayış değildir. 20.yüzyılda ülkemizde hala tarih, yapana sadık kalınarak değil otoriteyi sağlamlaştırmak için yazılmaktadır. Her dönem siyasi iktidarları bir önceki iktidarın düştüğü yanlışa düşmekte, tarihi kendi isteğine göre baştan yazdırmaktadır. Toplum ise bu kısır döngü içinde gerçeğe hep aç bırakılmaktadır.

Oysaki tarih öğretiminin amaçları yaşanmış olaylardan dersler çıkararak aynı yanlışlara düşmemek; insanda aile, ülke ve millet sevgisini güçlendirmek, tarihsel birikimle kendimizi tanımamızdır. Biz atalarımızın yaşadıklarını bilip değerlendirmeden yanlışı ve doğruyu nasıl ayırt edebiliriz? Bizim ülkemizde tarih öğretimi toplumu tamamen kucaklayabilmiş midir ki toplumda bütünlük sağlansın? Ayrıca tarih bütün olarak öğretilmediği ve siyasi kaygılarla yaşananlar olduğu gibi aktarılmadığı için hafızamız zayıf, birikimlerimiz yetersizdir. Bu birikimle de kendimizi tanımamız mümkün değildir.

Tarih anlayışımızdaki bir diğer anlayış zayıflığı ise birilerinin hain birilerinin ise kahraman olarak aktarılmasıdır. Kesin bir üslup kullanılır, kahramanlar yanlış yapamaz, hainlerin ise yaptığı her iş yanlıştır. Liderlerimizi birbirleriyle yarıştırırız. Tarihi liderler arasında yaşatmaya çalıştığımız bu anlamsız, gereksiz ve hayali kavgalar sürdükçe gerçeklere hep bir adım uzak olacağız. Bizim kafamızda savaştırdığımız liderler gerçekte birbirlerine bizim olmasını arzu ettiğimiz kadar düşman olmamış, yiğidi öldürseler de hakkını inkâr etmemişlerdir. Biz şimdi onların olgunluk seviyesine ulaşabilirsek ülkede yaşayan herkesle kardeş olduğumuzu ve aynı değerler uğruna mücadele ettiğimizi fark ederiz.

 

 

 

 
Etiketler: Bizde, Tarih, Anlayışı,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
07 Kasım 2018
Kadına Şiddet
29 Ekim 2018
Cumhuriyet
21 Nisan 2018
Dilde Zenginleşme
07 Nisan 2018
Alfabemiz Ne Olmalı?
24 Mart 2018
KÖRLÜK
14 Mart 2018
Kadın Hakları
03 Mart 2018
EĞİTİM ÖNEMLİDİR
09 Aralık 2017
Sus, izle
23 Kasım 2017
Modern Türkiye
17 Kasım 2017
BİZ
09 Kasım 2017
Anlam
26 Ekim 2017
Aşk nedir?
13 Ekim 2017
Aydınlık Yol
11 Eylül 2017
Sessiz Gece
20 Temmuz 2017
Vahdettin ülkeyi Neden Terk Etti?
13 Temmuz 2017
Şehzade Evlilikleri
08 Temmuz 2017
ENDERUN MEKTEBİ
22 Haziran 2017
Karakol Cemiyeti
01 Haziran 2017
Kitap Severliğimiz
25 Mayıs 2017
Rüzgar
18 Mayıs 2017
Atatürk ve Bayrak
14 Nisan 2017
Süryaniler
05 Nisan 2017
Gençliğimsin
28 Mart 2017
Mustafa Kemal’in İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne Eleştirileri
22 Mart 2017
Kût'ül-Amâre Savaşı
08 Mart 2017
Hürriyet ve İtilaf Partisi
22 Şubat 2017
Ahmet Rıza Bey
07 Şubat 2017
Sol Partilerin Gençlerle ilişkisi
31 Ocak 2017
Akıp giden yaşam
24 Ocak 2017
İttihatçılar
17 Ocak 2017
Sen Lazım
11 Ocak 2017
Ruhumun Aynası
04 Ocak 2017
İttihat ve Terakki
27 Aralık 2016
Mustafa Kemal
20 Aralık 2016
Vatan Yahut Silistre
14 Aralık 2016
VATANIM SENSİN
07 Aralık 2016
Kravatın Tarihi
30 Kasım 2016
HER ŞEY NORMAL
22 Kasım 2016
ÖĞRETMENLİK
16 Kasım 2016
İstanbul
08 Kasım 2016
MİSAKI MİLLİ NEDİR?
02 Kasım 2016
Türkiye’de 29 Ekim
19 Temmuz 2016
İleri Çağ İleri Medeniyet demek midir?
12 Temmuz 2016
İttihat ve Terakki Cemiyeti’nde Neden Lider yoktu?
29 Haziran 2016
Almanya’nın Osmanlı ile İttifak Yapma Nedenleri
31 Mayıs 2016
Babı Ali Baskını
24 Mayıs 2016
Kafkas Cephesinde Osmanlı- Alman Çatışması
17 Mayıs 2016
İttihat ve Terakki Partisi’nin ideolojisi
10 Mayıs 2016
Deniz Gezmiş’e
03 Mayıs 2016
Mustafa Kemal ya da Enver
26 Nisan 2016
Sarıkamış Harekatı
19 Nisan 2016
I.DÜNYA SAVAŞINDA ALMANLARLA İTTİFAK YAPMAK ZORUNLU MUYDU?
12 Nisan 2016
Fatih’in Osmanlısı
05 Nisan 2016
Latin Alfabesinin Kullanımı
29 Mart 2016
I.Dünya Savaşı’nda Osmanlı Ordusunun Durumu
22 Mart 2016
Başka Bir Dünya
15 Mart 2016
Çanakkale Savaşı Özel Bir Savaştır
08 Mart 2016
Komutanlık Yetenektir
01 Mart 2016
II. Abdülhamit’in İttihatçılarla İktidar Mücadelesi
23 Şubat 2016
Enver Paşa’nın Kişiliği
16 Şubat 2016
Mobbing zayıflığın göstergesidir.
09 Şubat 2016
Sevgiliye Mektup
02 Şubat 2016
Türklerde milli bilinç
26 Ocak 2016
Güzellik emek ister
19 Ocak 2016
İttihat ve Terakki Kuruluşu
12 Ocak 2016
Enver Paşa ve Mustafa Kemal ilişkisi
05 Ocak 2016
Enver
29 Aralık 2015
Vatan Nedir?
22 Aralık 2015
25 Aralık
15 Aralık 2015
Kahraman mı, Vatan haini mi?
09 Aralık 2015
Ermeni Soykırım iddialarına Türk yanıtı ne olmalı?
01 Aralık 2015
İhmal Edilen Bayırbucak
24 Kasım 2015
Osmanlı Ordusunun Almanlara Teslimi
17 Kasım 2015
Osmanlı Aydınları İttihatçıları İttihatçılar…
10 Kasım 2015
Muhteşem savaş konuşmaları
Haber Yazılımı