Yazı Detayı
25 Kasım 2017 - Cumartesi 00:34 Bu yazı 156 kez okundu
 
BİR FİNCAN KAHVENİN HİKAYESİ
Murat Ertütüncü
 
 

Kahvehane gibi yerler hazzetmediğim aşinası olmadığım mekanlardı..

Filiz Kıraathanesine 1990 yılların başında Askerlik dönüşünde ,nedenini hatırlamıyorum, sanırım birisini beklemek için olacak, dışarıda çınar ağacının altında , üzerine güzel bir örtü serilmiş ve bir vazoya konulan çiçeklerle süslenmiş masadan etkilenerek ilk kez oturmuş olmalıyım..

 O ilk gün Gaziantep'ten ayrılıncaya kadar yaklaşık 15 yıl o mekanı o mekanın muhterem sahibini benim için vazgeçilmez kılan bir dönemin başlangıcı oldu..

 Uzaktan uzağa gönül verdiğim ama hiç tanımadığım merhaba bile diyemediğim bir genç kızı işte ilk kez orada gördüm ve o günden sonra o vesile müdavimi olduğum  o mekandan  uzun yıllar  hiç ayrılmadım...

 O mekanda çınar ağacındaki masa bir süre sonra "benim masam" oldu.. Kendisi ile de yıllarca kısa cümleleri geçmeyen sözlü, ama gönül bağı olarak güçlü manevi bağlar kurduğum o mekan sahibi "o masaya" Gaziantep’ten ayrılıncaya kadar benden başka hiç kimseye servis yapmadı.

İş çıkışlarında hep oraya gider ,az sayıda bazı dostlarımla orada hasbihal ederdim.

Yaz kış yağmur kar fark etmez dışarıda o ağacın altında otururdum. İş dünyasının ve hayatın türlü sıkıntıları içerisinde Filiz Kıraathanesinde yalnız başıma oturup içtiğim bir kahve hayattaki en büyük lüksüm bir nebze huzur ve teselli kaynağımdı.

 Bana yaklaşıp benimle birkaç kelime konuşması yaklaşık 2 yıl sürmüştü. Hatırladığıma göre yağmurlu bir kış gecesinde dışarıda durmama dayanamamış beni içeriye davet etmişti.

 Çok ezildiği ruhen ve bedenen çok çile çektiği , insanlara olan güvensizliğinin yaşadığı  çileli ve zor hayattan mütevellit olduğu her halinden belli idi.

Bedir Usta sert ve insanlara mesafeli görüşünün yanında çok iyiliksever maddiyatı makam mevkii önemsemeyen referans almayan bir insandı..Yani Filiz Kıraathanesi , ücretini ödemenin  çay kahve içmek için yeterli olmadığı bir yerdi..Usul, erkan, adap bilmeyen kimseleri kapı dışarı ettiğinin çok şahidi vardır.. Yeşili doğayı ve çiçekleri çok severdi mekanın önünü adeta  bir çiçek bahçesine dönüştürmüştü.

Bir hafta sonu Belediye ekipleri kahvenin önündeki ağacı zarar verecek şekilde budadıklarında orada geçirdiği yarım asırdan dolayı adeta “bir evladını kaybetmiş “ kadar üzülmüş ,aradan yıllar geçtiği halde aklına geldikçe bunun için hayıflanmıştır. “ Güneş sabahları içeriğe her vurduğunda o anı hatırlıyor acı çekiyorum  “ derdi.  Bilinen sert mizaçlı aksi agresif görünümünün ardında çok merhametli ince düşünceli zarif bir insandı. Özellikle bahar mevsiminde masaların üzerini envai renk ve kokuda çiçekler süslerdi ve yaz aylarında mutlaka masanın üstünde soğuk bir şişe su ve tertemiz yıkadığı ışıl ışıl bir bardak bulundurmayı ihmal etmezdi.

 Önce boş bir fincan masaya bırakılıp daha sonra özel olarak hazırlanan az şekerli hindistan cevizli kahveyi cezve içerisinde getirip masada servis yapmanın kıraathane kültüründe "çok değer verilen özel ve ayrıcalıklı insanlara has bir davranış şekli  olduğunu yıllar sonra öğrenme imkanı bulabildim.

 

 Sevgili Bedir Usta ; Allah sana hayırlı uzun ömürler versin sağlık sıhhat nasip etsin.. Kimselere ifade edemediğim hissiyatımın dertlerimin sessiz ortağı tek tanığı sırdaşı oldun!

 "Bir gece vakti yanıma gelip tüm cesaretini toplayarak "Çok seviyorsun biliyorum ,gençsin yakışıklısın daha önünde uzun yıllar var kendini bu kadar üzme harap etme " demişti..

O mekân taşındıktan bir süre sonra çocuklarının da ısrarı ile yarım asırdan fazla süren Filiz Kıraathanesi dönemini kapatarak evinde istirahate çekildi. Annemi görmek ve mezarlığı ziyaret etmek dışında nadirde olsa Gaziantep’e gitmemin en önemli vesile idi ; “Bedir Babayı” görmek elini öpmek hasret gidermek. Annemin vefatı ve Bedir Ustanın mekandan ayrılması  ve benim Gaziantep’e son gidişim aynı tarihlere tekabül etti.

Orası gönlümün yükünü çekemediği mukabele edemediğim duyguların ve acının sessiz tanığı olan bir mekandı .Başka bir yazımda da dediğim gibi “HASRET ,MUHABBET BİTİNCEYE KADARDI” …

 

 

 
Etiketler: BİR, FİNCAN, KAHVENİN, HİKAYESİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı