Yazı Detayı
17 Ekim 2014 - Cuma 16:44 Bu yazı 1123 kez okundu
 
Bermuda Şeytan Üçgeni: AKP – HDP ve Çözüm Süreci
Konuk Yazar
 
 

Çok değil bundan birkaç yıl önce devlet  erkanımızdan sanatçısına – ki sanatçılarımız Kürtçe şarkılar söyleyerek çözüme destek olacağını sanan iyilik perilerinden oluşuyordu – akademisyeninden aydınına, köşe yazarından sade vatandaşına kadar herkesin bir umut beslediği bir süreç başladı.

 

Artık birçok tabu yıkılmaya başlanmış, eleştirilemez olanlar yerden yere vurulmaya, halkın gözünde ‘Kürt Sorununun‘ basit bir sorun değil, büyük acılarla büyümüş bir trajedi olduğuna dair bir intiba oluşturulmaya başlanmıştı, haklı olarak. Herkesin dört koldan sarıldığı, arada çatlak sesler çıksa bile büyük çoğunluğun desteğini alan bu süreç başarıya ulaşabilirdi. Tabi ‘çözümü‘ sadece Kürtler ile sınırlamasalardı.

 

Dilleri bir dönem yasaklanmış, ezilmiş, aşağılanmış bir topluma iade-i itibar aslolandır. Ancak bunu yaparken berikinin kutsalını hiçe sayıp yerden yere vurmak, “Ne mutlu Türk’üm diyene“ sözüne faşistlik, “Ne mutlu Kürt’üm diyene“  sözüne ise ‘demokratik özgürlük‘ diye bakmak, yani tek taraflı ‘açılım‘ yapmak tutmadı. Bu hızla giderse bu tek taraflı açılım, bundan yıllar sonra da bir Türk Açılımı gerekecektir.

 

Zira tarih yine tekerrürden ibaret, yapılan yanlışlar yine devam ediyor. Bir farkla, bu defa roller değişti.

 

Bu süreci halk nezdinden alıp liderler gözünde değerlendirmekse tam bir çıkmaz. Kim kime açılıyor, ne yaşanıyor anlamak zor.

 

Birbirlerine bu kadar sert ifadelerle yüklenen AKP ve HDP’nin nasıl olurda bir süreç yürüttüğüne inanılabilir, samimiyetlerine koşulsuz itaat edilebilir ki? 

 

**

Hadi bunu başarabildiler diyelim, peki ne değişti de sürecin bitmesinden bahseder oldular?

 

**

Mit tırları durdurulduğunda “ silah var “ diyenlere göğsünü siper edenlerin başında geliyordu HDP. “Amann sürece bi’şey olmasın“ mantığı ile hareket edip, orada ne olduğunu, neler yaşanabileceğini umursamıyordu.

 

Hakan Fidan’ın bakan olmasına değin yığınla fantezileri vardı. Hükümet “silah değil yardım gönderdik“ diyedursun, Ayn-el Arap ( Kobane )‘a saldıran Işid militanlarından sonra HDP 180’lik bir dönüşle çıktı meydana.

 

Başkanını bakan olarak görmek istedikleri MİT’in vakt-i zamanında tırlarla silah gönderdiğini söyleyiverdi, ‘ Kobane’nin kanları elinizde dedi, süreç zarar görür ‘ dedi.

 

Şimdi bu iki HDP’den hangisine inanmalı?

Tırlar durdurulduğunda göğsünü siper eden HDP’ye mi, namlunun ucu Kürtler’e dönünce kendini paralayan HDP’ye mi?

 

Çözüm Süreci dedikleri Bermuda Şeytan Üçgeni misali, giren gemi bulunamıyor, orada ne yaşanıyor bilinmiyor, manyetik bir çekim alanı var mı bilinmez ama halka zerre fayda sağlamıyor, o biliniyor.

 

Ha unutmadan, HDP, İmralı’ya giden heyet, PKK ve yığınla kollara ayrılmış Minipkk örgütlerinin “süreç zarar görür“ tehditleri bana Şener Şen’in canlandırdığı Maho Ağa’yı hatırlatıyor.

“Bah, sataram köyü haa “ tehditleri ile sindirmişti köylüsünü, sonra ne oldu ona hatırlayan vardır herhalde…

 

İdeolojisizim

 

 
Etiketler: Bermuda, Şeytan, Üçgeni, , AKP, –, HDP, Çözüm, Süreci
Yorumlar
Haber Yazılımı Haber Scripti Haber Sistemi Haber Paketleri