Yazı Detayı
30 Mayıs 2018 - Çarşamba 00:55
 
Ben Nesli!
Mehmet KOÇAK
kullaniciadi@@
 
 

Türkiye’de yaşıyoruz. Kadim bir medeniyetler topluluğun beşiğindeyiz. Bu medeniyetlerin bize miras bıraktığı Kültüre sahip çıkamadık. Siz televizyon izlerken sizden kimliğiniz çalınırken ya ağlıyordunuz ya da kızıyordunuz izlediğiniz programlara… Kültürünüze ait tüm öğeler birer birer yok edildi. Sadece isimleri kaldı; o da sadece şekil olarak görünmekte. Mesela, akşamları bir masa başında tüm aile bireyleri ile toplanabilmek, bir soba yamacında sohbet edebilmek, nene ve dedelerin tecrübelerini dinleyebilmek, bir yerde sizden yaşça büyük birileri varsa edep ile saygı ile onları dinlemek, babanın baba gibi olduğu annenin anne gibi olduğu dönemler…hey gidi güler hey..değil mi?

Kültürel deformasyon, günden güne daha da bireyselleşip toplum şuurunun kalktığı bir sosyal yapı, maddi kazanımların temel teşkil ettiği ilişkiler ve maalesef BEN NESLİ!

Toplum Olma Bilinci Kaybedildi!

Her toplumun sözlü, nesilden nesile aktarılan yaşam biçimleri, düşünüş kalıpları kısacası bir kültürel havuzu var. Günlük hayatın her parçasında bireysel yaşama yönelik izdiham yaşanıyor. Kimsenin yaşadığı toplumun gereklerine sahip olma gibi bir derdi yok. Maddi kazançlar uğruna tüm kimlik ve benliklerinden sıyrılabilen şuursuz bir nesil var. Ne milli duyguların tam bir manası ile hayata uygulanır bir tarafı, ne de dini inançların hayatın içinde yer alan bir durumu söz konusu. Her geçen zaman sadece bireysel ihtiyaç ve beklentilerini var etmeye çalışan bir neslin hikâyesine şahit olmaktayız.

Ekonomik olarak güçlü olanların Kültürleri takip ediliyor ve beğeniliyor!

Tüm dünya Amerikan medeniyetinin etkisi altında. Zorda olsa ailelerinden alabildikleri tüm değerleri yok edebilmekteler. Hızla yayılan batı medeniyetinin etkileri sokaklarda apaçık kendini göstermekte. Türk Toplumunun kendine has sağlam değerlerini ret eden bir gençliğin durumu ise içler acısı. Bunalım, Depresyon, Kaos ve türlü suç çeşitlerine maruz kalma… Batının enjekte ettiği kültüre bulaşan gençlerin tavırları en önemli toplumsal hastalıkların başlangıcı olmaktadır. Batının kültürlerini benimseyen toplulukların kendi öz kültürleri ile çatışmaları sonucu birden fazla nesil heba olmakta. Bu duruma rıza göstermeyen gelenekçi nesil ile eskiye burun kıvıran yeni nesil arasındaki çatışmalarda sosyologlar ve psikologlar aciz kalmakta.

Dışarıdan bakıldığında özgüvenli ama en ufak bir sorunda yok olan nesil!

Ben nesli öyle kısa zamanda var olmadı elbette. Ama varlıkları kadar var olmaya çalışmaları da garip. Her şeyi bilen ama hiçbir şeyi anlamayan bir nesil peyda oldu. İnterneti olanların tüm bilgilere ulaşabildikleri ve bu ulaştıkları bilgiyi analiz edip yeni bir durum çıkaracak olamamaları daha da acı. Kendilerinde o kadar eminler ki dışarıdan baktığınızda. Ama bir şeyi halletmek için sürekli başka bir güce ihtiyaçları var. En ufak bir zorlukta yok olmaktadırlar. Sadece küresel ısınma ile buzlar erimiyor tüm insani değerlerimizde gözümüzün önünde eriyor. Psikiyatr Dr. N. Mustafa Merter, Jean M. Twenge’nin ‘ Ben Nesli’ adlı kitabına yazdığı önsözde: “ Anlaşılan şu ki, eğer acil tedbirler almazsak gittikçe yalnızlaşan, aşırı bencil/narsist, zevkperest/hedonist, kaygılı, öfke ve nefret dolu bir insanlığa doğru doludizgin gidiyoruz. Bu çocuklar evlenmeyecek, aile kurmayacak, istikrarlı bir şekilde çalışmayacak ve medyanın kendilerine sunduğu hayali değerlerle yetinecekler. Tüm dünya sessizce ama kesin bir şekilde, bir "açık hava tımarhanesine" dönüşüyor.”

 
Etiketler: Ben, Nesli!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
21 Haziran 2018
İktisatta ‘Değer Paradoksu’
14 Haziran 2018
İnsanın tabiatı okumak yerine seyretmeyi seviyor!
13 Haziran 2018
GÜNCEL EKONOMİDEN NOTLAR
12 Haziran 2018
Bir İneğin bir insandan daha fazla Medeniyete katkıda bulunması
08 Haziran 2018
Sosyal Patlamaya Doğru!
07 Haziran 2018
Back to Back: Bir Türk Banka Hortumlama Hikâyesi
06 Haziran 2018
Kısa Vadede Zengin Olmanın Hikâyesi: Türk Bankerciliği ve Hazin Sonu
05 Haziran 2018
Doların ateşinin yükselmesi ve Banker Yeşuva
04 Haziran 2018
Gaziantep’te İhracat Ne oldu?
02 Haziran 2018
Dış Ticarette açık: 27,4 Milyar Usd oldu.
01 Haziran 2018
Üniversite paradoksu?
31 Mayıs 2018
Kime Kafa Tuttuğunuzun Farkına Varabilmek.
29 Mayıs 2018
Kâr ve Yolsuzluk!
28 Mayıs 2018
Aile Şirketlerinde Başarı
26 Mayıs 2018
Hepimiz Köle’yiz. Sadece Fark Edenler Anlayabilir!
25 Mayıs 2018
Ekonomide Güncel Gelişmeler
24 Mayıs 2018
Planlandığı gibi gerçekleştirilemeyen iki tehlike: Batılılaşma ve Modernleşme
23 Mayıs 2018
MİLLETVEKİLLİĞİNDEN PARTİ VEKİLLİĞİNE! GEÇMİŞ OLSUN!
22 Mayıs 2018
FİNANSAL YÖNETİMİN ALTIN KURALLARI
21 Mayıs 2018
Zeytin, Zeytinyağı Üretimi ve Sorunları
19 Mayıs 2018
Türkiye’nin en Önemli Sorunlarından birisi: Serveti Yatlara ve Katlara Bağlayan İş Adamları
18 Mayıs 2018
Moody’s ne yapmaya çalışıyor?
16 Mayıs 2018
SİYASİ PARTİLER BİRBİRLERİNİ YERKEN EKONOMİ SOS VERMEYE DEVAM EDİYOR!
15 Mayıs 2018
Sayılarla Aile
14 Mayıs 2018
Finans Müdürü Ne İş Yapar?
12 Mayıs 2018
İTHALATA KARŞILIK VEREMEYEN BİR ÜLKE!
11 Mayıs 2018
MUHTEŞEM İKİLİ: GAZİANTEP VE İHRACAT
10 Mayıs 2018
Yeni Saadet Zinciri: Girişimcilik!
09 Mayıs 2018
Büyüme ve Kalkınma
Haber Yazılımı