Yazı Detayı
10 Haziran 2017 - Cumartesi 00:10 Bu yazı 90 kez okundu
 
BAŞÖĞRETMEN ATATÜRK
Latif BAYHAN
 
 

Eğitim, bir toplumun can damarlarından biridir. Toplumların gelişiminde, refah ve huzur içinde yaşamalarında belirleyici bir yönü vardır. Gelgelelim, bu konuyla ilgilenen, eğitimin önemini kavrayabilen çok az lider çıkmıştır. Çoğumuzun hemfikir olacağı üzere Atatürk, çok başarılı bir asker, tam bir devlet adamı, nitelikli bir ekonomist, kararlı bir devrimci, derin bir kültür insanı ama tüm bu özelliklerinin yanında eşsiz bir eğitimci, hatta bir eğitim bilimcidir. O, toplum hayatını ilgilendiren her konuda öneminden bugün bile hiçbir şey kaybetmeyen görüşler üretmiştir. Eğitim ise onun en yoğun çalıştığı alanlardan biridir. Atatürk‘e göre; ekonomide, sağlıkta, sanatta, sporda nerede bir problem varsa onun temelinde eğitim yatmaktadır. O, milli eğitim konusuna bir eğitim düşünürü gibi bakmış, konunun tüm yönleriyle yakından ilgilenmiş, çevresine, eğitimin önemini anlatmak amacıyla her fırsatı değerlendirmiş, milli eğitimde amaç ve ilkeleri açıklığa kavuşturmuştur.

Atatürk‘ün eğitime ilişkin doğru gözlem ve tespitlerde bulunmasını, eğitimle ilgili ilkeler getirmesini, köklü değişiklikler gerçekleştirmesini sağlayan başarının nedenlerini anlamak zor değildir. Bu başarının altında; her konuda derinlemesine bilgisi, entellektüel birikimi ve kuvvetli görüşleri olan, muhakeme kabiliyeti güçlü bir fikir adamı yatmaktadır. Yetişmesinde, çağımız anlamında bile kuvvetli bir eğitim ve öğretim görmesinin; üstün zekâ ve dehasının kendisine verdiği yetenekleri, okuma, çalışma ve incelemelerle geliştirmesinin büyük payı olduğu şüphesizdir. Bugün kısmen Anıtkabir’de sergilenen; satırlar, kelimeler üzerinde bile işaretlerin, notlarının bulunduğu, farklı alanlarda dört binin üzerinde kitabı bulunmaktadır. Okumaya ve öğrenmeye duyduğu merakını ve buna verdiği önemi bir konuşmasında şöyle anlatır, “Çocukluğumda elime geçen iki kuruştan birisini kitaba verirdim. Eğer böyle yapmasaydım şimdi yaptığım işlerin hiçbirisini yapamazdım”.

Atatürk dönemi eğitim sisteminde gerçekleştirilen başarılar şüphesiz gelişi güzel bir çalışmanın veya tesadüflerin ürünü değildir. O, sahip olduğu tutarlı ve çağdaş eğitim anlayışı doğrultusunda, Türk eğitim modelinin ilkelerini ortaya koymuş ve sistemin temel taşlarını yerleştirmiştir. Elde edilen başarılara, onun, her biri uzun gözlemlere ve analizlere dayanan eğitim ilkeleri sayesinde ulaşılmıştır. Bunu anlamak için Atatürk’ün aşağıdaki sözlerini okumak yeterlidir.

"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş, kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır. Zaman süratle ilerliyor, böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğimi iddia etmek, aklın ve bilimin gelişimini inkar etmek olur. Benden sonra beni benimsemek isteyenler; bu temel eksen üzerinde, akıl ve bilimin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar".                                                                                                                                    Mustafa Kemal  ATATÜRK          

 

 
Etiketler: BAŞÖĞRETMEN, ATATÜRK,
Yorumlar
Haber Yazılımı Haber Scripti Haber Sistemi Haber Paketleri