Yazı Detayı
11 Ağustos 2015 - Salı 17:18
 
Ayrışma-Kaynaşma
Mehmet ANKAY
 
 

Ayrışma-Kaynaşma

Bizler kaynaşmadan yanayız. Ayrışmayı hiç aklımızdan geçirmedik.

O nedenle “ayrışma-kaynaş” diyoruz. Ama kalleşçe değil, adam gibi insan gibi kaynaş…

Partim geçtiğimiz günlerde bilgilendirme ve kaynaşma toplantısı yaptı. Çok da iyi oldu.

Uzun zamandır bir araya gelmiyorduk.O kadar seçim çalışmaların da bile bir araya gelememiştik.

Çünkü bazılarının affedersiniz, başı ayrı, kıçı ayrı oynuyordu.

Bizde bir atasözü var; ”Dağ dağa küsmüş, tavşanın haberi olmamış.”

Partimizde de küskünlükler oldu. Ama bedeli ağır oldu. Çünkü adam partiye oy vermedi.

Kendi vermediği gibi, çevresine oy da verdirmedi.

Sen ne yapıyorsun arkadaş? Hiç mi şapkanı önüne koymadın?

Hiç mi düşünmedin?

Ben bu insanların karşısına çıktığım da nasıl yüzlerine bakarım, diye..

**

Kaynaşma toplantısında birde delege tespiti için mahallelere sandık konulacağını söylüyorlardı.

Görüştüğüm hiçbir mahalleye sandık kurulmamış. Hadi sandık koymuyorsun. Mahallendeki partililerle toplantı yap bari…

Buna bile lüzum görmeden delege tespiti masa başında yapılıyor.

Bu şekilde yapılmaya devam ederse yazık…

Biz çalar, biz oynarız.

**

Siz ne yaparsanız yapın da, buna partiyi alet etmeyin. Parti zarar görüyor.

Siz iki delege yazacaksınız diye partiye zarar vermeyin.

Daha öncede yazımda belirtmiştim. Delegenin tamamı sende olsa ne yazar?

Partiye oy mu kazandırır? Yoksa partiyi biraz daha yukarıya mı taşır?

Yahu Allah aşkına delege çalışması kadar, birazda partiye çalışalım.

 

 

 

 
Etiketler: Ayrışma-Kaynaşma,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
31 Temmuz 2018
İnce ince…
12 Temmuz 2018
CHP’nin neye ihtiyacı var?
11 Temmuz 2018
Nereye gidiyoruz?
03 Temmuz 2018
Gönüllerin kazananı ol…
02 Temmuz 2018
Sizin iktidar olma düşünceniz yok
29 Haziran 2018
Karından konuşmayı bırakalım…
23 Mayıs 2018
UTANIYORUZ…
07 Mayıs 2018
Geçen yıl ne yazmışız?
12 Mart 2018
Kamil Ocak’ın günahı neydi?
28 Şubat 2018
Üretim mi? Yoksa…
07 Şubat 2018
Anahtara kadar devrimciler…
29 Ocak 2018
Müteahhit mi, şehrin insanları mı?
23 Ocak 2018
HADBİLMEZLER
19 Ocak 2018
Dokunan ah alır
02 Ocak 2018
Ben değil, biz mi !!!!?
29 Aralık 2017
Gazi Şehir’de yaşmak…
25 Aralık 2017
Büyüdük…
22 Aralık 2017
Sorgulayalım…
20 Aralık 2017
Üretmeliyiz…
16 Aralık 2017
Üreten toplum…
22 Şubat 2017
Vah ülkem vah!!
06 Aralık 2016
BEN BAŞKANLIK İSTERİM…
08 Şubat 2016
Yazık Gaziantep teşkilatına…
04 Şubat 2016
Bey Efendiler nerede…?
02 Şubat 2016
Allah akıl fikir versin…
25 Ocak 2016
Bu şehirde yaşayan biri…
20 Ocak 2016
Bence şapkamızı önümüze koymalıyız…
15 Ocak 2016
Neler oluyor?
14 Ocak 2016
Yorulduk artık yeter!
13 Ocak 2016
Açık sözlü ol...
11 Ocak 2016
Dikkate alınmamak…
30 Aralık 2015
Ne olacak bu Gaziantep’in hali?
23 Aralık 2015
Olması gereken budur
25 Kasım 2015
Oldu bitti…
22 Kasım 2015
Önce aynaya bak!
19 Kasım 2015
Ağabey aranıyor…
02 Kasım 2015
32 Minibüs, 5 Otobüs…
27 Ekim 2015
Kaprislerinizden kurtulun…
28 Eylül 2015
Buruk bir bayram
22 Eylül 2015
Son nokta
20 Eylül 2015
Biz çalarız, biz oynarız
16 Eylül 2015
Üzerimize ölü toprağı atılmış
03 Eylül 2015
Ders almıyoruz
02 Eylül 2015
İşte geldik gidiyoruz...
23 Temmuz 2015
Kaza geliyorum dedi
20 Temmuz 2015
Sol gösterip, sağ vurmak
14 Temmuz 2015
Pamuk yansın, keyif olsun
12 Temmuz 2015
Neler oluyor, nedir bu çift başlılık?
10 Temmuz 2015
Dutluk yolunda neler oluyor?
09 Temmuz 2015
Haremlik Selamlık olmadan iftar…
08 Temmuz 2015
Ayrışma Kaynaş
07 Temmuz 2015
Protokolde ayrışma…
06 Temmuz 2015
Antep’in tadı kaçtı
03 Temmuz 2015
Dağları delsen ne yazar…
02 Temmuz 2015
Kedicikler…
01 Temmuz 2015
Kaynayan kazan…
30 Haziran 2015
Yafta yapıştırmak…
29 Haziran 2015
Uzatmaları oynuyorsunuz
Haber Yazılımı