Yazı Detayı
20 Mayıs 2016 - Cuma 13:04 Bu yazı 1172 kez okundu
 
ALCANSON
Mihriban Demir
 
 

      Uzak bir diyarda Alcanson adında bir orman vardı. Bu ormanda Richard adında genç bir oduncu ailesiyle birlikte küçük bir kulübede yaşardı. Richard her gün Alcanson’dan kestiği ağaçları kasabaya götürüp satardı. Kazandığı parayla da ailesinin geçimini sağlardı.

     Bir gün yine erken kalkıp Alcanson’un iç taraflarına doğru yürümeyen  başladı, başına geleceklerden habersiz bir şekilde. Ağaç kestiği bölgeye vardı ve  bir ağacı kesmeye başladı. Tam o sırada bir uğultu duydu. Etrafına bakındı ve az ileride  bir ceylan gözüne çarptı. Uzun zamandır Alcanson’da ceylan görmemişti. Ceylanı avlamaya karar verdi. Eğer ceylanı yakalayabilirse birkaç gün ağaç kesmesine gerek kalmayacaktı. Hemen bir ip çıkardı. Bulduğu bir dal parçasına bağlayıp basit bir yaya yaptı. Birkaç  dal parçasının da ucunu sivrilterek oka benzetti. Ceylana biraz yaklaştı. Tam ceylana nişan aldığı sırada ceylan onu fark etti ve ormana doğru koşmaya başladı. Richard ceylanı yakalamaya karalıydı. O da ormana doğru koşmaya başladı. Karşısına bir uçurum çıkana kadar koştu. Çevreye göz attı ama ceylanı göremedi. Ceylanı kaçırdığına üzüldü. Biraz dinlenmek için bir ağacın altına oturdu. Birden boynunda bir sıcaklık hti. İrkilerek ayağa kalktı. Bu yakalamaya çalıştığı ceylandı. Avı ayağına gelmişti. Cebinden bir hançer çıkardı. Bıçağı ceylana doğru savurdu. Ceylan biraz geriledi ve dönüşmeye başladı. Boynu uzadı, kuyruğu uzadı, ayakları büyüdü ve bir pençeye benzedi, derisi sertleşti. Ceylan bir ejderhaya dönüştü. Richard’ın kalbi çok hızlı atıyordu ve hareket edemiyordu. Ejderha Richard’a  yaklaştı ve onun çevresinde dönmeye başladı. Richard şaşkın ve korkmuş gözle ejderhaya baktı. ‘ Ben de seni bekliyordum genç oduncu. Korkma! Sana bir teklifte bulunacağım’ dedi. Richard‘ın dili tutulmuştu, konuşamıyordu. Ejderha durdu ve Richard’a  baktı. ‘Teklifim şu;  senin zengin olmanı ve rahat bir hayat sürmeni sağlayacağım ama karşılığında senden bir şey isteyeceğim. ’dedi. Richard kısık bir sesle ‘Ne istiyorsun’ dedi. Ejderha kuyruğunu Richard’a uzattı. Kuyruğunun ucunda küçük bir şişe tutuyordu. Richard şişeyi eline aldı. Ejderha gür bir sesle ‘kanını’ dedi. Richard  ejderhaya baktı ve gülümsedi. Kolunu açtı. Elindeki hançeriyle koluna bir kesik attı. Şişenin kapağını açarak yaraya bastırdı ve şişenin kanıyla dolmasını izledi.

       Richard eve döndüğünde karısı ve oğlu onu bekliyorlardı. Karısı kolundaki yarayı görünce ne olduğunu sordu. Richard ağaç keserken olduğunu söyleyerek geçiştirdi.  Karısı hemen kolunu sardı. Aradan 6 ay geçmişti. Richard’ın işleri artmıştı. Artık daha fazla odun satıyor ve odunları üç katı daha pahalıya satıyordu. Kasabadan bir han aldı. Ailesiyle birlikte hanı işletmeye başladı. İşleri çok iyiydi. Richard’ın hanı ünlenmişti. Richard artık çok zengin bir iş adamıydı. Bir gün sabah kalktı.İçini  tuhaf bir his sarmıştı. Kalktı ve odaya göz attı. Kapının yanındaki  masanın üzerinde bir kağıt gözüne çarptı. Kapının yanına gitti ve kâğıdı eline aldı. Kağıtta ‘Bir ejderhaya güvenerek çok büyük hata yaptın. Ne demek istediğimi merak ediyorsan elini güneş ışığına uzat.’ yazıyordu. Richard yavaşça pencerenin kenarına yaklaştı. Elini pencereden sızan güneş ışığına uzattığı anda eli yandı. Çığlık atarak elini çekti. Çığlığını duyan karısı ve oğlu yanına geldi. Richard dolabı açtı ve içindeki aynaya baktı ama aynada yansıması göremiyordu. Eliyle dişlerine dokundu. Köpek dişleri uzamış ve sivrilmişti. İçinde bir boşluk hti. Arkasını döndüğünde karısı ve oğlu yatağın üstünde oturmuş boş gözlerle ona bakıyorlardı. Kapıya yöneldi ve kapıyı kapattı. Karısı ve oğluna doğru dönüp onlara gülümsedi.

         Gecenin karanlığında Alcanson’da yürüyordu. Elleri kan içindeydi. Ağzının kenarındaki kurumuş kan karısının ve oğlunun çığlıklarını  ve acı içinde çırpınmalarını hatırlatıyordu ona. Yaptığından pişman olmaması onu rahatsız ediyordu. Biraz sonra karşısına bir uçurum çıktı. Uçurumun kenarında ejderha duruyordu. Ejderhaya  baktı. Yavaşça eğildi ve kısık bir sesle ‘Emrinizdeyim efendim’ dedi.

                                                                                                                                

 
Etiketler: ALCANSON,
Yorumlar
Haber Yazılımı