Yazı Detayı
12 Mayıs 2018 - Cumartesi 00:24
 
ALAYLILAR..
Murat Ertütüncü
 
 

Sektörde çalışmaya başladığımda Gaziantep’te çok az sayıda Uluslararası Nakliyeci firma vardı .O

tarihlerde Irak ,İran Suriye ve Ortadoğu ya ,Arap ülkelerine ağırlıklı ve aktif olarak taşıma

yapılıyordu.Dönemin şartlarında Konvansiyonel çekiciler ve 12,20 Tenteli ve Frigo araçlarla faaliyet

gösterilirdi .Uluslararası Nakliyeciler Derneği üye sayısına bakıldığında Türkiye genelinde de durum

aynı idi .Uzun yatay Kara manifestosu ile yeşil renkli Arap manifestosu kullanılırdı.

Bugün Uluslararası Nakliyecilik sektöründe “Alaylı” tabir edilen çalışan ve yönetici kesimi o yıllarda

yetişmeye başladı .

Teknolojik imkanların olmadığı telefonun bile pahalı ve maliyetli bir iletişim aracı olduğu yurt dışı ile

teleks ile haberleşilebildiği ,faksın henüz kullanılmadığı yokluk ve imkansızlık döneminde ,çoğu

ortaöğretimi hasbelkader bitirmiş ,fakat kendini yetiştirmiş insanlar sorumluluk alarak firmaların

faaliyetlerini sevk ve idare ediyorlardı.

Gaziantep bölgesine tır karnesi ve Tır tezkiyesi 1996 yılında gelmişti .O tarihe kadar firmalar Tır

karne ile taşıma yapacakları zaman Mersin bölgesinden Tır karnesi kullanmak zorundaydılar.

1990 başlarında Sovyetler Birliğinin dağılması sonrasında ortaya çıkan Rusya ve BDT ülkeleri

ihracat pazarı , Nakliyeci yatırımlarına da ivme kazandırdı. Bu gelişme yatırımcı profilini de

değiştirdi ,bu tarihe kadar az sayıda olan köklü nakliye firmalarına,sermayelerini birleştiren aile

şirketleri ,köyde arazisi olup ,tarım hayvancılıkla uğraşıp bunları satarak nakliye sektörüne giriş

yapan bazı yatırımcılar eklendi..

Bazıları, C-2 yetki belgesini gördüğünde tanımayan bu yatırımcı profiline çoğu zaman mevzuatı

bilen eş dost ile Ankara’daki müşavirlik firmaları destek verirdi.El yordamıyla ilerlenen bu süreçte

bugünkü gibi profesyonel yöneticiye ihtiyaç duyulmuyordu .Lojistik kavramı ibare olarak bile

bilinmez kullanılmazdı .İşte ,Alaylılar yukarıda izah edilen şartlar altında yetişip görev yaptılar .

1990 başlarında eğitim fikri ve bilinci ,ihtiyacı yeni yeni ortaya çıkmaya başlayınca ,kendimiz

gönüllü olarak küçük çaplı ,sürücü ,sonraları idari personele dönük ,Tır sistemini CMR

konvansiyonunu anlattığımız eğitim çalışmaları tertip ettik .Avrupada Kara Nakliye konusunda

ihtisas okulları olduğunu araştırarak öğrenmiştik ancak Türkiye için bu, o günlerde hayal bile

edilemezdi .

Daha doğrusu, açık yüreklilikle söylemek gerekirse “ Türkiye’de Uluslararası nakliyecilik

profesyonel bir meslek değildi “ Yüksek okul mezunu çalışanlar vardı ancak bu çok istisnai bir

durumdu .

Yıllar geçip yatırımlar artış gösterip çeşitlenerek büyüdükçe eğitim ,ve eğitimli personel ihtiyacı

ortaya çıktı.UND ve bir kaç yıl faaliyet gösteren RODER eğitim çalışmaları başladı sonrasında

Eğitim Merkezleri kuruldu .Daha sonra ise 2000 başarından itibaren ihtiyaç Akademik bir

yapılanmayla taçlandırılacak Lojistik yüksek okulları kurulmaya başlandı . Hep bu günleri hayal

eden idealist bir nakliye çalışanı olarak bu gelişmeleri büyük bir sevinç ve coşku ile karşıladığımı

ifade etmek isterim .

Şimdilerde ise sektörde beyaz yaka çalışan profili çok yüksek oranda “Mekteplilerden” oluşmaya

başlandı .Müracaatlarda üniversite diploması yetmedi, yüksek lisans şartı aranır, tercih edilir oldu

Bu işi sahada heyecanını yaşayarak temelden öğrenmiş ,uygulamış başarılı olmuş ,yıllarca hizmet

vermiş emektar insanlar “Alaylılar” göz ardı edilir hale geldi .Bunu bir dönem iş müracaatlarında

bizatihi bende yaşadım.

Lojistik okulları çoğalıp mezun verdikçe ,işe müracaatlar ,ilgili pozisyona taliplerin sayısı artıyor ,bir

de yabancı dil biliyorsa ,artık bizim Alaylıların kolay kolay iş bulma şansı kalmıyor .

Bu mesleğin bütün zorluklarını çekmiş ,zamanında tır karnesi yazmış ,fatura kesmiş ne iş varsa

yapmış ,yeri gelmiş forklift üstüne çıkıp araç yüklemiş ,yeri gelmiş hamallık yapmış bundan

gocunmamış işine aşık ve tutkuyla bağlı insanlar günümüzde artık maalesef iş bulamıyor değer ve

itibar görmüyor. Öyle araç planlamacılar vardı ki ,yükledikleri parsiyel araca 1 adet sigarayı

sığdıramazdınız, bu kadar efektif ve başarılı planlamacılar vardı, halen de var.

Sektörümüzde maalesef vefa yok, geçmiş yok ,kadirşinaslık yok!

Her bilgiye her donanıma sahip olmak önemlidir .Sektörün kendini aşmaya ve üst düzeyde

gelişime ,bu alanda da eğitim almış profesyonel iş gücüne ihtiyacı kaçınılmazdır.

Ancak ,yaşanmışlıkta ,vefa da liyakatte önemlidir .Sektörü bugünlere getirmiş ,emek

vermiş ,hayatını idame ettirmeye ihtiyacı bulunan insanlarda göz ardı edilmemeli, hizmet ve

liyakatları karşılıksız bırakılmamalıdır.

 
Etiketler: ALAYLILAR..,
Yorumlar
Haber Yazılımı