Yazı Detayı
31 Ekim 2013 - Perşembe 16:56 Bu yazı 1222 kez okundu
 
Adaletle öç alma arasındaki fark
M.Bora Zor
 
 

 

Dün bütün gözler TBMM’ye çevrilmişti. Bütün sorunlar bitmiş, türbana odaklanmıştık. Ne yazık ki ülkenin asıl sorunlarını bırakıp, suni gündem maddeleri ile ulaşmak kronik hastalığımız.

Doğal olarak biz de ekran başında görüşmeleri takip ettik. Söz alan kadın vekiller, artık kadınları ilgilendiren konularla ilgili erkeklerin konuşmaması gerektiğini dile getirdiler. BDP’li Tuncel’in “ Biz sizin Ananız, bacınız değil, mecliste sizler gibi görev yapan milletin vekilleriyiz.”  sözü erkeklere verilen en güzel cevaptı.

Ama altına imza atılacak konuşma CHP’li Şafak Payev’den geldi.  Kadın milletvekillerimizin de dediği gibi bu konuyu kadınlara bırakmak gerekiyor. Ben de burada ahkam kesmek yerine Payev’in konuşmasını sizlerle paylaşmanın daha uygun olacağını düşünüyorum.   

İşte Payev’in konuşmasından satır başları:

“Size bu konuşmayı; her şeyin yasak olduğu genel kurulda yapıyorum.... Ortalama yaşın 50 olduğu bir mecliste su içmenin dahi yasak olduğu bir genel kurulda çalışıyoruz. Yaşlı haklarının, hasta haklarının bile düşünülmediği bir genel kuruldan söz ediyorum..

Mecliste pantolon giymesi, bir erkek vekil tarafından engellenmiş, bir kadın vekil olarak yapıyorum. Olmayan bacağı, erkekler tarafından siyaset sohbetine dönüştürülen biri olarak yapıyorum.

Elbette ülkemde sekülerizmin geleceği ile ilgili muazzam endişelerim var. Ama kaygım türbanla, kırmızı ruj arasına sıkıştırılmış semboller değildir.

Mecliste, Cem evi açmak için Diyanetten fetva isteyen anlayıştan korkuyorum. Yani bir inancın ibadet hakkını diğer inancın iznine bağlayan anlayıştan korkuyorum. Hukukun karşısına dini koyan anlayıştan korkuyorum.
Kadın özgürlüklerinden asla korkmam. Söylemek isterim ki; Özgür bir hayat çok yavaş kurulur ama çok hızlı yıkılır.
Tam da bu nedenle, çiçekli başörtüsü ve daracık pantolonuyla, Çamlıca parkının kuytularında, sevgilisiyle öpüşen genç kıza, özgürlüğünü Mustafa Kemal’e borçlu olduğunu hatırlatmak istiyorum.

Türbanla özgürlük ilişkisi bıçak sırtı gibidir. Bir yandan inanç özgürlüğünü temsil eder, öte yandan inanç baskısını.. Birçok kadın inanarak örtünürken, birçok kız kendilerini kontrol eden aile güçleri tarafından zorla kapatılırlar.


Türbanlı kadın vekillerden beklentim büyük; Mesela, ülkemin neden, kadın hakları konusunda dünyanın yüz yirmincisi olduğunu anlatmalarını bekliyorum. Neden, 57 İslam ülkesindeki toplam kadın hakları ortalamasının, tek başına Birleşmiş Milletlerde bile yer alamayan Tayvan seviyesine erişemediğini açıklamalarını bekliyorum.


Oldukça merak etiğim bir ayrıntı var. İnanç gösteri için kullanılabilir mi? Buraya gelmeden önce, türbanlı vekillerimizin konuşmalarını taradım. Başkalarının özgürlüklerine dair tek bir kelime kullandıklarına rastlayamadım. Kendi inanç özgürlüklerine gösterdikleri hassasiyeti, Ruhban Okulu, azınlık okulları, cem evleri, bir inanç biçimin mundar olarak ilan edilmesi gibi sorunlu inanç alanlarında göremedim.

Mesela bilimin özgürlüğünü kelepçeleyen YÖK hakkındaki fikirlerini de bilmiyorum.
Ama şu hakareti bütün haberlerde duydum: “Başımı açarak, bir daha kirlenmeyeceğim.” Bu durumda başı açık olanlar kirlenmişler midir? İnanç üstünden öbürünü kirli ilan edebilmek kimin haddi olabilir?

Biz Sivas’ta yakılan, Gezi de vurulan, evlerine işaret konulan, hayat tarzından ötürü cezalandırılanlarız. Ama her nasılsa kronik mağdur sizsiniz..

Azınlığın çoğunluğu ezmesi sürdürülemez. Ama çoğunluğun azınlığı ezmesi sürdürülebilirdir.
Gerçekten bu ülkeyi korkunç bir akıbete sürüklemekten kaçınmaya niyetliyseniz; adaletle öç almak arasındaki farkı en kısa zamanda öğrenmelisiniz.”

 
Etiketler: Adaletle, öç, alma, arasındaki, fark
Yorumlar
Diğer Yazılar
Hangi takım başarılı?
Bir aile şirketinin sonu
CHP, kaybetmeye oynuyor
Bu şehrin kaderi…
Yeter ki bir olalım…
7 Haziran’ı anımsatıyor
Tek sonuç…
Gaziantep’i kaybediyoruz…
Takımlarımızın şansı…
Referandum ve teşkilatlar
# HAYIR
Neredesin Gaziantep?
Kim suçlu?
Şapkayı önüne koyma zamanı
Manzaralı yıkım
Okuyun…
GİTME ZAMANI…
Muhalefetin sorumluluğu
Şimdi açıklama zamanı
Bir şehrin hafızası…
Nerede o eski Ramazanlar?
Bu anlayışla yeni sezon da zor
Markalaşmayı logoya indirgeyen kim?
Düşündüren tercih
CHP ve çözüm(süzlük)
CHP’nin çaresi; tek liste
Hesap, başlardan başlar…
Kaleminize…
Sorunları tartışalım
935 cami, 1.100 okul…
EMPATİ
Mutfağımız adına bir fırsat
Gözümüze sokana kadar…
Ne ekersen onu biçersin
1 milletvekilinde son düzlük…
Bu sefer oluyor mu?
Ümit Özdağ haksız mı?
1 milletvekili partisini arıyor
Bir de madalya takalım..!
Başkan olmak
Amaç, DT’nı göndermek mi?
Asker annesi ve ön seçim
“Severus biz bu köprüyü”
İstifada liyakat aranmıyor…
İlaç zehire kesti
Geç kalınmadı mı?
Gelecek emin ellerde mi?
Başını alıp gitmek
Gaziantep’e ihanet…
Masadan kalkamadı ki…
Önlemler ve mağduriyet
DEVLET HABERDAR, GAZİANTEP HABERSİZ…
VEKİLLERİMİZİN BAŞARI SIRASI
İsterseniz bir de her yıl kutlayalım
Tuzla, Büyükşehir’e örnek olsun
Memnuniyetsiz memnune miyiz?
Yaradılanı severim…
Hayvan Çiftliği
CHP, kendiyle mücadele ediyor
Boz boz yap…
CHP’nin üye profili
İl Başkanlığı ve Adnan Keskin…
Harcanan 1 milyon TL ne olacak?
Fadıloğlu’nun topuk siyaseti
“Ben yaptım”
Şahin, acele ediyor
Arap Kızı…
20 Ekim 1972
Azmettirici devlet
Alkışlanacak söylemler, tersi eylemler…
Anlattığınız mı, yaşadığımız mı?
Eğitimi dinamitledikten sonra…
Görev icabı…
Bir “Bakan”a da razıyız…
Aş taşarsa…
Sabreden derviş ve yetkililer...
Vicdan muhasebesi...
Yasak soru işaretlerini giderdi mi?
Tepki Suriyeli’ye değil, yetkililere...
Esnaflıktan sanayiciliğe...
Endişeye gerek yok mu?
Neye hizmet ediyoruz, neye etmiyoruz..?
Eleştiren mi, eleştirilen mi?
Sağlıklı şehir...
Doğru hedef...
Kitap festivali ve gazeteci
İmzacı mısın vay vay...
Demokrasi Meydanı, işçiye yasak...
“Çözmek boynunuzun borcu”
CHP neden kaybetti?
Protokol tribünü
SİZ KİMLERDENSİNİZ?
“AKP-CHP yarışır, MHP-BDP belirler”
O, hakkını helal edecek mi?
“TOKALAŞMA, DİNLE...”
Esefle bildiririm
Yanılıyorsunuz sayın Şahin
Görünen ve gerçek, arasındaki uçurum
Seçim gündemimize girmemiş
Kim daha çok sıkacak?
Çalışan gazeteciler...
Park =Kafeterya
Hangi vicdan?
Kime güveniyorsunuz?
Gaziantepspor ve siyaset
Şehrin gerçekleri...
Gazeteci yazmazsa...
Tahmazoğlu – Fadıloğlu ve siyaset
Siyasette ilkleri yapabilmek...
İdeal siyasetçi...
İlk olmak mı, hizmet mi?
Din ve ahlak
Dershaneler
Yakında aramızda olacaklar
Aman çocuğum vali olma...
Arınç’ın çıkışı Şahin’e yakışırdı...
Sözün özü...
Gaziantep’in başkanı...
Hiç Uygun olmadı...
Devlet karşılık bekler mi?
Ne yazık ki parkomatlara da tanıklık ettik
Yanlışa kalkan eller
Gaziantepspor iyi yolda mı?
Gavur parasıyla mı yapıldı?
Kadro şekilleniyor
“2740’a mesaj at, makam aracına destek ol”
Gaziantepspor iyi yolda
Batı’dan medet ummak
Tek tek...
Bir basın toplantısı bekliyoruz
Bir tweet bekliyorum
Dış güçlerin oyunu
Arazi karşılığında olduktan sonra...
Benzinciler o hassasiyeti gösterir mi?
Gönüller razı değil...
Meclis üyelerine çağrı
Örgütü Gaziantepspor Yönetimi besliyor
Doğruya doğru...
Marka şehir için...
FIFA U20 heyecanı..?
Geçmiş ve bugün
Birbirimizi dinlemeyi, anlamayı denesek...
Hoşgörü...
Eğitim göçertilirken...
Önümüzdeki çukura düşmemek
Akil’lere aklım ermedi...
Gaziantep’e yazık ediyorsunuz...
Parti emekçileri...
Vah Türkiye’m...
Yeter ki adamını bul
Soruşturmaya “Protokol”den başlamalı
Maçın önüne geçen olaylar
Kontenjan Milletvekili
Siyasetçiyi olumlu anmak...
Medeniyet anlayışı
Siyasetçinin görüntüsü
Övgülerle avunuyoruz...
Protokol tribünü
Kurtulmuş, yine konuşmuş
İşçi bulamayan Adliye’ye...
Hedefsiz ancak bu kadar...
Dikili bir ağacımız oldu
Kitap bedava, sabun parayla...
İşadamlarından “İnşallah”lı buluşma
Kıtlax’ın tanıtım kıtlığı...
“Garibanın halini, garibana sor”
Üç kuruşa çalıştırılırsa, işçi bulunmaz
Yönetim istifa – taraftar istifa…
Biz ve verimlilik?
Gaziantepspor “Uygun“u buldu...
Tek dayanağımız şansımız.
Biz ilgileniyoruz, rakipler alıyor...
GAÜN'deki komedi üzerine...
Olmuyor Sayın Karaman...
Tüccar belediye mi, sosyal belediye mi?
Eğitimi, reklam aracı olarak kullandırtmayın
Şu eğitimi bir türlü masadan kaldıramadık
"Bizi böyle mi temsil edeceksiniz?"
Fadıloğlu, bir açıklama borçlu
UKOME bu fiyatı nasıl belirliyor?
İşin b...nu çıkarmak...
“Bugünkü halimize çok şükür...“
Lütfen susun...
Bizi o zemin kurtardı sayın Karaman...
Jolie kampları beğenmiş
Kiracılardan vekillere tweet var...
Ekmeği ekmekçiye...
Karaman sadece futbola konsantre olursa...
Kana susamış mahluklar…
Tezatlar şehri…
Fiziki şartlar tezi, yetersiz kaldı
Dövize Endeksli Kafalarımız Değişmedikçe
Bir Kerede Eğitimcileri Dinleseniz
Kentsel Dönüşüm Yıkıp, Yapmak mıdır ?
Ne güzeldir kurumlarımızın işbirliği...
Vatandaşa "ne düşünüyorsun?" dediniz mi?
Zor meslektir gazetecilik...
Hüseyin Amca, Vali Ata'yı kahveye bekliyor
Mağlubiyetin resmi
Şaka gibi...
Hayır işiyse, denetime gerek yok mu?
Haber Yazılımı Haber Scripti Haber Sistemi Haber Paketleri