Künye      |      İletişim      |      Sık Kullanılanlara Ekle
radyo ekspres
Son Dakika > 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Yaşam Kültür & Sanat Yazarlar

Ali Nakıpoğlu

Suburcu’nun Karşı Yakası
  09 Şubat 2010

Suburcu’nun Karşı Yakası

 Camlı Kahve’ye ek bilgi:

195’li yılların Suburcu’sunu Caddenin kendisi gibi efsane olan Camlı kahvesiyle başlamıştık anlatmaya. O görkemli “Camlıkahve”yi kim yaptırdı? Öğrenip bunu da paylaşacağım elbette sizlerle. Ancak şimdilik şu kadarına ulaşabildim:

Buranın mülkiyeti, Gaziler Caddesindeki Venüs Mağazasının sahibi Ali Zeynel Çitçi’ye aitmiş. Ona da kendi babasından kalmış. Sanırım Camlı kahveyi yazar arkadaşımız Abdullah Edip Çitçi’nin dedesi yaptırmıştır. Fakat aile burayı hiçbir zaman işletmemiş, hep kiraya vermiştir.

Tüccarların, memurların uğrağı olan Camlı kahve, o zamanların Şehir Kulübü görevini üstleniyordu. Kahveyi Kahveci Ferit Baysalman çalıştırırmış. Onun da Çorapsız Hüseyin ağa adında bir ortağı varmış.

Keşke Yazar arkadaşımız A.E.Ç. bu konuyla ilgili ayrıntılı bir yazı yazsa da Gaziantep’in geçmişine kaynağından bir ışık daha tutsa. Zira camlıkahvenin Gaziantep geçmişinde çok önemli bir yeri vardır.

Camlı kahve, sadece oyun oynanarak vakit geçirilen bir yer değil, aynı zamanda gazete kitap okunan bir kıraathaneydi.

Burada birkaç da bilardo masası vardı. Gelenek göreneklerimize göre gençlerle yaşlılar aynı kahvede oturmadıklarından, bilardo masaları yaşlıların gözünden uzak, dipte bir köşede yer alıyordu.

Bizim Camlı kahvemizin yapılışındaki görkem hiçbir kentte yoktur. İstanbul’da da bir camlı kahve olduğunu duyduğum zaman pek merak ettim. İstanbul’a gidişlerimden birinde arayıp buldum. Bahçelievler semtinde, sıradan bir kahveydi işte. Sadece adı camlı kahveydi.

Bizimki öyle miydi ya? İstanbul’un camlı kahvesiyle kıyaslayacak olsak o bir gecekondu, bizimki ise saray olurdu.

Bizim Camlı kahvemizin iki cephesi vardı. Birisi Suburcu’na bakıyordu, öbürü şimdiki İstasyon caddesine. 5 metreyi bulan yüksekliği boyunca her iki taraf da tabandan tavana kadar tümüyle doğramalarla bölünmüş camlarla kaplıydı.

Camlı kahvenin her iki cephesinde de birer kapısı vardı. Ama asıl giriş sayılan büyük kapı Suburcu Caddsine açılan kapısıydı.

 

Suburcu’nun Karşı Yakası

Bugün asıl, ilk PTT’mizin karşısına düşen sırada yer alan işyerlerini anlatacaktım. Bunların başında Mülkiyetinin Bayramlar’a ait olduğunu sandığım metruk bir garaj vardı. Az ilerdeki İstanbul Garajından iş artmadığı için burayı çalıştıran kimse yoktu. Nasıl artsın ki o yıllarda taksi, özel araç, kamyon otobüs olmak üzere araçların sayısı 100’ü aşmazdı.

 

Cartlak Kebabı Gaziantep’te yenir.

Garajın sadece bir köşesinde cartlak kebabı yapıp satan bir esnaf bulunuyordu. Bu kebapçı özellikle de öğlen saatlerinde müşteriden başını alamazdı. Zira Gaziantepliler’in cartlak kebabına özel bir düşkünlüğü vardır.

Bizim cartlakçılarımız da kebaba kuş kondururlar sanki canım! O gün bugündür hâlâ gözde olan cartlak kebabıyla birlikte nerdeyse parmaklarınızı da yersiniz.

Cartlak kebabının çeşitleri vardır. İlk akla gelen karaciğerle yapılan kebaptır. Cartlakçılarda bunun yanı sıra yürek, böbrek, dalak, koç yumurtası, kıkırdak da bulunur. Bu kebap hiçbir şehirde bize olduğu kadar lezzetli yapılamaz. Nedeni de sadece koyun iç organları kullanılmasıdır.

Lezzetin diğer bir kaynağı da her iki tikenin arasına bir tane konan çöz adlı yağ tikesidir.

 Bizim cartlakçılarımız barsak hariç her türlü sakatatı değerlendirir. Akciğerin şişi lezzetli olmaz ama, kavurmasının da tadına doyum olmaz.

Günümüzde de hâlâ cartlak kebapçıları mesleklerini anlı şanlı sürdürmektedir. Bunların içinde, Ballıklı, Yavuz sokaktaki Toto Ali, Gaziantep’te en temiz, en lezzetli cartlak kebabı yapan, en ünlü son ustasıdır.

   YARIN: Cevizli Bakakaliyeden Cevizli Kırtasiyeye

Fev.Gün

 

MAARİFTEN ARASA’YA (SAĞ SIRA)

Anavatan Partisinin bulunduğu bina Otomobil garajcısı Kazim Apa tarafından yaptırılmış Gaziantep’in belki de ilk beton binalarından biri idi.

Kâzim Ağa, uzun boylu beyaz benizli saçları ağarmış askılı Pantolon takım elbise giyen efendi, sakin yürüyüşlü, boynunu da hafifçe bükerek yürüyen, tipik bir Antepli idi. Garajcılık yapardı. Hatırladığım kadarıyla oğulları Kâmil, Ali, Rifat ve bir de adını şimdi hatırlayamadığım küçük oğlu vardı, kızlarının adedini bilmiyorum.

Kamil Apa, Humanızlılar’ın bacısı ile evlenmiş gazetecilik yapar, zeki, uyanık, hareketli, her şeyi bilme iddiasında olan münakaşacı efendi bir insandı. Kızı  Gülçin hanım! Anadolu Lisesinde öğretmen olmuştur.

2-Binbaşının evi bitişikti, altında Arif Güzel kırtasiye ve kitap işleri ile uğraşırdı ,kendisi zannedersem eski bir öğretmendi. Yaşlı halim selim bir kimse olup kibar bir Antep.efendisi idi,hafif sesle kibar ve narin konuşan bir kimse idi.

Bu binayı bilahere Hacı Şerif hocanın oğlu "Naylon hoca”.adiyle maruf İncioğlu Hüseyin efendi ile particilik eden ve yıllarca Halk Pattisine hizmet etmiş zeki, hareketli, gayretli bir kimse idi. O satın aldı.

3-Maarif bahçesi girişi olan büyük kapının yanında bir büfe vardı orayı da Bumbuc oğlu Lütfü efendi çalıştırırdı. İzzettin diye bir oğlu vardı. Kızlarını Yazlıbecerli Ağanın oğullarına verdi. "Akçabaylar"la Tabakhanedeki Bumbuç oğlu Lüffü efendi başka bir kimsedir.

4-Lokantacı Hoca 2 metre boyunda, büyük karınlı, iri kafalı, askılı pantolon giyen, en az 160 kilo kadar ağırlıkta iri cüsseli fakat alim bir adamdı, lokantacılık yapıyordu.

Şimdi Mütercim Asım Caddesi sonunda Gaziler caddesi ortasındaki Zenit büyük saat maarif bahçesi kösesinde idi. Bünkü Keyvanbeyin köşesinde idi.

Hocanın evi Ömeriye Camii yanında bulunuyordu hocanın Şahin Toprak diye bilinen daha sonra öğretmen olan oğlu vardı. Şahin bey o zamanlar orta okul talebesi idi. Rahmetli hoca o zamanlar telefon olmadığından, saatin önüne çıkar iki elini ağzının kenarına tutar, “Şahan!” diye bağırır, Şahin beyi çağırırdı.

5-Babam Nakjp Ali mülkiyeti Sayaf Zade Apdo Efendiye ait olan küçük Camlı kahve diye bilinen sazı çalıştırırken köşeye bir dükkan çıkarmış onu da Gazeteci Mehmet Uğraş’a vermişti. Mehmet bey hareketli çalıskan,aceleci, orta boylu biraz şişmanca başı saçsız bir zattı. Babamdan sonra orayı saz olarak kendisi çalıştırmıştır.

6-Bu sazın gene ön orta tarafından Kitapçı Sait’in oğlu Mehmet Günerinç’e babam gene bir dükkan çıkarıp vermişti. Mehmet bey o zaman orada Avrupa oyuncaklar satardı.   

7-Apdo :efendinin ev kapısının yanında Tütücü Rayif efendinin dükkânı vardı, Raif Efendi sakin bir kimse idi, sadece tütün, sigara satardı. Oğlu zannedersem dişçi oldu. O da Giritli Hasan çavuşun kızı avukat Nimet Cengiz’le evlendi.O dükkâna Raif efendiden sonra Şekerci Sakıp efendi geldi. Sakıp efendi şeker ve fıstık satardı; mesleğinin erbabı, her şeyin iyisini satan orta boylu şişmanca bir zattı.

8-Apdo efendi Gaziantep’in eski belediye başkanlığını yapmış uzun boylu, kibar fakat biraz öfkeli, ciddi bir insandı. Yaşlı idi. Bütün köşeden bugünkü " tiyatro binasına kadar olan yer kendisindi. Bu arazinin önleri saz ve dükkânlar olup dükkanlar üzeri evi idi. Arka tarafta evin bahçesi olup havuz, çiçekler ve çeşitli meyve ağaçları vardı. En meşhuru da içi dışı tatlı “şehin şahi“ zerdalisiydi ki nefis bir zerdali çeşidi idi.

Apdo efendinin Nafi bey ve Eczacı Asef bey diye iki oğlu vardı, Nafi bey, Nuri beyin kızını almış, Asaf bey de Naci Dai’nin kızını almıştı. Seçkin bir aile olup, Apdo Efendi kızının birini Arifi Paşaya vermiş birini de Zeki Savcıya verdiğinini sanyorum. Zeki beyin kızı Nejla hanım bayramlarda şiirler okurdu. Nafi Beyin oğlu Avukat Sıtkı Erkılıç’tır. O da bu caddenin en eskilerindendir. Sayın Avukat Zihni Kutlar Apdo Efendinin Arifi Paşaya verdiği kızından olma torunudur.

Ali Nakıpoğlu

 
Okunma Sayısı:216

  Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır

 Bu yazıya eklenen yorumlar
Bu yazı için eklenmiş yorum bulunamadı.

  Yazara ait diğer yazılar
 • Maarif'ten Arasa'ya    [13 Şubat 2010]
 • Maarif'ten Arasa'ya    [12 Şubat 2010]
 • MAARİF’TEN ARASA’YA    [11 Şubat 2010]
 • MAARİF’TEN ARASA’YA    [10 Şubat 2010]
 • Suburcu’nun Karşı Yakası    [09 Şubat 2010]
 • MAARİF’TEN ARASA’YA    [08 Şubat 2010]
Arşiv
Gün Ay Yıl  
 
Köşe Yazıları
Halil Zor
ŞİKAYET YOK
Karikatür
REFERANDUN
FEV
Yuh, seni dilendirene!
Ali İnce
YALAN
H.Muzaffer SORAN
NEDEN HAYIR
Mehmet TÜRKAN
REFERANDUMA DAİR
 
En Çok Okunanlar
• Referandumda oyunuz boşa gitmesin! (14)
• “Türk Halkı “Hayır” diyecek” (13)
• “Bu zamana kadar çıkan en kapsamlı paket” (12)
• “Belediyeler 1 ileri 2 geri çalışıyor” (10)
• “Huzurlu bir bayram için hazırlıklar tamam” (9)
• Bayram sonrası elektrik kesintisi var (7)
• Elif Beldesi söz verilen kütüphanesini istiyor (7)
• Sanko Park kiracılarıyla iftar yemeğinde buluştu (7)
• Kenan Doğulu konseri hangi şehirde olsun? (7)
• Yeni Adli Yıl açıldı (6)
 
Röportaj


“En çok Çarşı’nın o havasını özlüyorum”
Ekstra Dergimizin bu sayısında Organize Sanayi Başkanı ve Naksan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Nakıoğlu ile sohbe
 
Rehber Tüm Kayıtlar 
 
Ekspres Gazetesi Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir.
Tel : 0 342 230 30 90 - 91 Incilipinar Mah. Sabahat Göğüş Cad. Vakıflar İş Merkezi No:20/C Gaziantep