• DİL YANLIŞLARI (3)
09 Şubat 2010
Bir önceki yazımızda düşünülmesi için önerdiğimiz tümceyi yineleyelim: “Yıldız’ın babası da bir küçük memur evine çağrılı olsa, o aile böyle yırtınır mı? İli ayağı bir pabuca girer mi acaba?”
1. Birinci tümcedeki ‘o aile’nin, hangi aile olduğu açık olmamasına karşın tümceyi gramer açısından doğru kabul edelim.
2. İkinci tümcede, özne belirtilmediğine göre; bir önceki özneye bağlı demektir. Birinci tümcedeki “yırtınır mı” yükleminin öznesi aile’dir. Bu durumda ikinci tümce: “aile iki ayağı bir pabuca girer mi” şeklini alır. Böyle bir tümcenin ise yanlışlığı açıktır.
3. Yazarın anlatmak istediği “Yıldız’ın babasının iki ayağının bir pabuca girmesi” ise,bu durumda tümce: “Yıldız’ın babası iki ayağı bir pabuca girer mi?” şeklini alır ki buda yanlıştır.
4. Tümceyi: “O ailenin iki ayağı bir pabuca girer mi?” şeklinde düzeltsek bile deyimi yanlış kullanmış oluruz. Çünkü deyim: “(Birisinin) iki ayağı bir pabuca girmek” şeklindedir çekimsiz durumuyla. Oysa ‘ailenin iki ayağı’ deyimi, deyimin yanlış kullanılması bakımından olduğu gibi, us yönünden de yanlıştır.
Şimdi sizlere, gene yıllar önce ödül verilmiş bir romandan tümceler sunuyoruz:
“Orada kendi kendime çok oturdum.”
Söz konusu kişi “kendi kendine oturamayan bir kötürüm mötürüm değil!!!”
Yazar; “Orda yalnız başıma çok oturdum.”demek istiyor.
“…İçimizden söküp atamadığımız atacı bir kan dökücülük, ne bileyim, doğadaki altın çağın hiç olmayışı…”
Sözlüklerimizde “atacılık” var ama “atacı” yok.
Yazar ‘Atadan kalma” demek ister gibi.
“Doğadaki altın çağ” ne demek? Böyle bir çağ mı var?
Gene ödüllü bir romandan:
“Seçil’in İstanbul’a nakil işiyle uğraşacağız…”
“Nakil” değil (nakli) olması gerekir.
Şimdide bir başka “fikir!!!”tümcesine göz atalım!
“27 Mayıs Anayasasının önemi eytişisel açıdan yadsıtılmaz.”
1. “Eytişi” diye bir sözlük yoktur. Doğrusu “eytişim”dir.
2. Eytişim: a.1. (diyalektikte) Bilimsel konuşmaları yürütme sanatı. 2. Fels. Alman düşünürü Hegel’in, kavramları karşıtlarıyla birlikte düşünerek gerçeğe varmak yolundaki görüşü
(TDK. Türkçe Sözlük. Sayfa:285)
3. Görüldüğü gibi, yazar sözcüğü, yanlış olarak “eytişim” anlamında kullanmış olsa bile tümce pekte anlamlı değildir.
İşte gene minicik bir tümcecik;
“Çalar, çalar hep o marş.”
Marş: En çoğu yürüyüşlerde çalınmak için yazılmış bir parçası (TDK Türkçe Sözlük, 1976. Baskı Sayfa: 555)
Sözlüğün tamamından da anlaşılacağı üzere marş çalmaz, çalınır. Ayrıca sözlüğün tamamındaki ‘en çoğu’ sözcüklerin yersizliğini de dokunmadan geçemiyoruz!
Tümcenin doğrusu: “Çalınır, çalınır hep o marş” olmak gerekirdi.
Şimdi gelecek yazımıza dek sizlere, gene lütfedip üzerinde düşünmeniz ricasıyla, ünlü ve ödüllü bu romandan bir tümce:
“Ben çok bunaldım, çok bastırıldım, bari bu kız yaşasın, dilediğini yapsın, dilediği olsun…”
Kolay gele! |