Haber Detayı
10 Temmuz 2018 - Salı 19:09
 
“Yargısız infaz süreci yaşanıyor”
701 Sayılı KHK ile 18 bin 632 kamu görevlisinin ihracına ilişkin Gaziantep KESK Dönem Sözcüsü Ali Ersönmez, açıklamalarda bulundu. Ersönmez, “Kamudan idari ve siyasi tasarruflar sonucunda ihraç edilenlere yönelik olarak sürdürülen haksız ve hukuksuz uygulamalar, 130 bini aşkın kamu personeli açısından açık bir ‘yargısız infaz’ sürecinin yaşandığını göstermektedir” diye konuştu.
Ekonomi Haberi
“Yargısız infaz süreci yaşanıyor”

Gaziantep KESK Dönem Sözcüsü Ali Ersönmez, 701 sayılı KHK ile 18 bin 632 kamu görevlisinin görevlerinden ihraç edildiğini söyledi. Ersönmez, “15 Temmuz darbe girişiminin ikinci yıldönümüne bir hafta kala, 8 Temmuz 2018 tarihinde Resmî Gazete ’de yayımlanan 701 sayılı KHK ile aralarında 60’a yakın KESK’linin de olduğu 18 bin 632 kamu görevlisi daha sorgusuz, sualsiz, hukuksuz şekilde işinden ve aşından edildi. İhraçların hukuksuz olduğunu baştan itibaren söylüyoruz. 701 sayılı KHK’da yer alan bir belge ile bu durum teyit ve itiraf edilmiştir. KHK’da ihraç edilenler listesinin 43 Sayfasında, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü’nde çalışan beş kamu görevlisinin ihraç gerekçeleri OHAL ihraçlarının neye dayanılarak yapıldığının açık bir itiraf belgesi olmuştur. 4 Haziran 2018 tarihinde Bakanlar Kurulunda imzalanan ancak 24 Haziran seçimleri öncesi açıklanmayan 701 sayılı KHK ile ihraçlarda “kurum kanaat, sosyal medya paylaşımları, okul, emniyet ”gibi kriterlerin temel kriterler olduğu belgelenmiş oldu. Böylece hepimizin bildiği, pratikte yaşadığı yargı ve kolluk soruşturmalarının değil ihbarcılığa dayalı istihbarat bilgilerinin geçer akçe olduğu, hukuk devletinin en sıradan, en asgari ölçülerinden bile eser kalmadığı “devlet” belgeleri arasına girmiş oldu. Öyle ki, birbirine kişisel husumet olanların, görevde yükselmesi önünde engel görülen kişilerin “kurum kanaat” adı altında ihraç edilmelerinin de mümkün hale geldiği bir sistem ile karşı karşıya olduğumuz anlaşılmaktadır.”

“ÖZGÜRLÜK VE BARIŞ SONSUZDUR”

“Olağanüstü hal (OHAL) kapsamında yayımlanan 701 sayılı KHK ile de üniversitelerdeki kıyım da devam etti. Birçok üniversiteyle birlikte İzmir'de bulunan Dokuz Eylül Üniversitesi'nde de ihraçlar yaşandı. Yayınlanan listede DEÜ'den aralarında 'Bu Suça Ortak Olmayacağız' başlıklı bildiriye imza atan barış akademisyenlerinin de bulunduğu 19 öğretim görevlisi görevlisi yer alıyor. Üniversitedeki  'Bu Suça Ortak Olmayacağız' başlıklı bildiriye imza atan barış akademisyenlerinin sadece kamu görevleri ellerinden alındı. Gerçeği araştırma, ifade etme, yazma gücü; vicdanları, evrensel akılları ellerinden alamazlar. Her zaman doğru, özgürlük ve barış sonsuzdur. Barış, özgürlük, hukuk diyen AKADEMİ kazanacak.”

“KHK’LAR KEYFİLİĞE GÖRE YAŞANDI”

“Kamuda yaşanan hukuksuz ihraçlara itiraz sürecinde bütün hukuk mekanizmaları iktidar tarafından kasıtlı olarak kilitlenmesi, binlerce takipsizlik kararı yok sayılması, bütün yetki hukuki niteliği tartışmalı olan OHAL komisyonuna bırakılması kabul edilemez.  Bugüne kadar çıkarılan OHAL KHK’lerinin içeriğine bakıldığında, yapılan düzenlemelerin büyük bölümünün ‘darbe girişimi’ ile uzaktan yakından ilgisinin olmadığı, KHK’lerin hazırlanması ve uygulanması sürecinde açık bir keyfiliğin yaşandığı anlaşılmaktadır. Keyfiliğin ortada olduğunu gösteren örneklerden biride,  DEÜ eski rektörü Prof. Dr. Adnan Kasman’ın da ihraç edilmesidir. Kasman, barış akademisyenleri hakkında soruşturma açılması emrini vererek görevlerinden uzaklaştırılmalarına sebep olmuştu. Bir keyfilik de, 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilen Prof. Dr. T.D.'ın, Adnan Menderes Üniversitesinde birçok kişiyi haksız yere FETÖ 'cü ve çeşitli terör örgütü mensubu suçlamalarıyla rektörlüğe ihbar ettiği ortaya çıkmıştır.”

“YARGISIZ İNFAZ VAR”

“Kamuda yaşanan ihraç kararlarının alınma ve uygulanması sürecinde devlet memurlarının görevine son verilirken gerekli olan hukuki şartların hiçbirine uyulmaması, yaşanan ihraçların tamamen idari ve siyasi tasarruflar üzerinden yapıldığının kanıtıdır. Bu güne kadar yerellerin keyfi tutumlarının, kişisel husumetler, mezhepçilik,  farklı siyasal, ve sendika tercihleri, yaşam şekilleri üzerinden haksız hukuksuz şekilde bir çok üyemizin ihraç edildiklerini defalarca bildirmiştik. Ancak yetkilileri bu çağrımızı itibar etmediler. Bu günden itibaren uyarılarımızın karşılık bulmasını bekliyoruz. Kamudan idari ve siyasi tasarruflar sonucunda ihraç edilenlere yönelik olarak sürdürülen haksız ve hukuksuz uygulamalar, 130 bini aşkın kamu personeli açısından açık bir ‘yargısız infaz’ sürecinin yaşandığını göstermektedir.52 KESK üyesi de bu süreçte ihraç edilmiştir. İlimizde de Tüm Bel Sen üyemiz Bülent Şahin bu dönmede haksız ve hukuksuz şekilde ihraç edilmiştir.”

“KAMU ÇALIŞANLARI GÖREVLERİNE İADE EDİLMELİ”

“Sendikal hak ve özgürlükler mücadelesi yürüttüğü için açığa alınan, ihraç edilen yönetici ve üyelerimiz “suçlu değil, sendikalı ve örgütlü olmanın gereğini yerine getiren kamu emekçileri mücadelesinin onurudurlar. KESK olarak, hukukun en temel ilkelerini ayaklar altına alarak intikam hırsıyla KHK listelerini oluşturanların ve hazırlanmasına katkı sunanların demokratik zeminde peşini bırakmayacağız. OHAL bütün hukuksuz sonuçlarıyla birlikte kaldırılmalı, KHK’ler iptal edilmeli, haklarında herhangi bir yargı kararı bulunmayan, hukuken suç olmayan gerekçelerle ihraç edilen kamu görevlileri bütün haklarıyla birlikte eski görevlerine iade edilmelidir.”

M.TÜRKMEN

Kaynak: (Haber Mrk.) - Haber Merkezi Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı