Haber Detayı
13 Mayıs 2018 - Pazar 20:16
 
“Veballeri hükümetin üzerinde”
Hocaoğlu, FETÖ’den gelecekleri alınan gençlere dikkat çekti
Siyaset Haberi
“Veballeri hükümetin üzerinde”

İYİ Parti aday adayı Oğuz Hocaoğlu, FETÖ operasyonları ile ilgili farklı bir noktaya dikkat çekerek, “ 11-12 yaşındaki çocuklar devletine, milletine hizmet etsin diye askeri okullara, polis okullarına gönderildi. 20 yaşına geldiklerinde terörist ilan edildiler. Eğer onlar terörist olduysa, bunun vebali öğretmenlerinin, okul yöneticilerinin, bakanların, hükümetin üzerinedir.” dedi.

İYİ Parti Gaziantep 27.Dönem Milletvekili aday adayı Avukat Oğuz Hocaoğlu gazetemizi ziyaret ederek, Türkiye gündemi, 24 Haziran Seçimlerine ilişkin gazetemize açıklamalarda bulundu. FETÖ operasyonlarına ilişkin olarak düşüncelerini dile getiren Hocaoğlu, devlete ait polis kolejleri, askeri okullarda eğitim gören çocukların bugün terörist olarak ilan edildiğini söyleyerek, “Aileler 12 yaşındaki çocuklarını devletine, vatanına, milletine faydalı olsun diyerek, polis, komiser, subay olsun diye devletine emanet etti. Ancak devletin okullarında, bakanlarının, müfettişlerinin denetiminde bu çocuklar terörist oldu diyerek, şimdi gelecekleri alındı. Henüz bilinci gelişmemiş bu çocuklar devlete teslim edilmiş. 20 yaşına geldiklerinde terörist ilan edildiler. Eğer onlar terörist olduysa, bunun vebali öğretmenlerinin, okul yöneticilerinin, bakanların, hükümetindir. Aileleri, o çocukları devletin güvenli ellerine bırakmıştı. Biz iktidara geldiğimizde o okullardaki müstahdemden, okul idarecisine kadar tek tek hesabını soracağız. Tüyü bitmemiş çocukları terörist yapanlardan tek tek hesap soracağız.” dedi.

“İYİ PARTİ ZORLUKLAR ARASINDA DOĞDU”

İYİ Parti Gaziantep İl İkinci Başkanlığı görevinden istifa ederek 24 Haziran’da yapılacak olan 27.Dönem Milletvekilliği seçimlerine katılmak üzere aday adayı olan Hocaoğlu, İYİ Parti’nin Türkiye siyasetinde önemli bir yere sahip olacağını ifade etti. Hocaoğlu, “İYİ Parti büyük zorlukların arasında doğdu. İYİ Parti Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanı adayımız Meral Akşener için başlatmış olduğumuz 100 bin imza kampanyasını daha ilk günden aldığımız 100 binin üzerindeki imza ile tamamladık. İmza verenlerin kimlik bilgilerine bakıldığında hiç birinin devlet memuru olmadığını göreceksiniz. İnsanlar korktu, pek çok insanımız gelip imza verdiler. İmza verenlere teşekkür ediyorum, bu imzaların 24 Haziran’da yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimlerinde sandığa milyonlarca oy olarak yansıyacağını düşünüyoruz.”

“İYİ PARTİ GAZİANTEP’TE YÜKSELEN DEĞER”

“Türkiye’de demokrasiler her zaman balta yedi” diyen Hocaoğlu, sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Demokrasi askeri müdahalelerle bölündü, ancak hiçbir zaman korku imparatorluğu haline gelmedi. İYİ Parti’yi kurduğumuz zaman sanayicilere, öğretim görevlilerine, vatandaşlara giderek partimize kayıt olmaları istediğinde bulunduk. O insanlar partiye üye olmaya korktular. Öğretim görevlisi, üniversite ile ilişiğim kesilir’, sanayici, ‘iş yapamam, denetmenler gelir’ diyerek partiye üye olmadılar. Seçim sürecine girdiğimiz andan itibaren insanlar yavaş yavaş partimize gelmeye başladılar. Sanayicilerden de partimize destek gelmeye başladı. Akademisyenler istifa ederek partimizden milletvekili aday adayı oldular. Bu da partinin yükselen bir değer olduğunu gösteriyor.”

“GAZİANTEP’TE BİRİNCİ PARTİ OLACAĞIZ”

İYİ Parti’ye yoğun bir ilgi olduğunu belirten Hocaoğlu, “Bizim ilk edindiğimiz bilgilerde Gaziantep’ten İYİ Parti’ye 100’ün üzerinde milletvekili aday adayı başvurusunun olduğunu öğrendim. Ancak süreç malum, ince elenip sık dokunarak aday adayları listesi hazırlandı. 60 milletvekili aday adayının başvurusunu kabul edildi. Gaziantep’te 25 Haziran sabahı en çok milletvekili çıkaran birinci parti olacağımızı düşünüyoruz.”

“KENDİNDEN OLMAYAN YA FETÖ’CÜ YA DA PKK’LI”

“Tarihe bakıldığında hiçbir zulüm sonsuza kadar sürmemiştir” diyen Hocaoğlu, “Hükümetin elinde şuanda iki önemli koz var: PKK ve FETÖ. Hükümet kendisinden olmayanları PKK’lı ve FETÖ’cü olarak nitelendiriyor. İşin tuhaf tarafı ayna baktıklarında her ikisinde de kendilerinin olduğunu herkes biliyor. Güneş balçıkla sıvanmaz! Bunlar insanların aptal olduğunu düşünmüyorlar sanıyorum. Oslo Görüşmeleri’ni kendileri yaptı. PKK ile masaya oturan kendileri; çukurların ve hendeklerin oluşmasına göz yuman kendileri. Aslında FETÖ devlete sızmamış, devlet FETÖ’ye sızmış! Şuanda görev başında olan bakanların ve belediye başkanlarının büyük bir kısmı Fetullah Gülen’den referans almadan Bakan ya da belediye başkanı olmadı. Göreve geldikleri günde Fetullah Gülen’e minnetlerini sundular. Şuanda hangi ulusal basına ait internet sitelerini, gazeteleri incelerseniz inceleyin, bunu göreceksiniz.”

“TORPİLLE BİR MAKAMA GELEN HER ŞEYİ HAK EDER”

FETÖ/PDY operasyonlarına ilişkin olarak sözlerini sürdüren Hocaoğlu, “FETÖ soruşturması kapsamında görevden alınan müdürler, kurum amirlerini, devlet memurlarının durumunu hiç tartışmıyoruz. Ben her zaman şunu söylerim; torpil arayarak bir makama gelen her şeyi hak eder. Çünkü liyakat ile bir yerlere gelmiyorlar. Sonuç olarak kimin torpili ile gelmişsen, onunla birlikte gidersin. Biz devlet kademelerinde liyakatin, vatanına bağlılığın ön plana alınması gerektiğini düşünüyoruz.”

“BUNUN VEBALİNİ KİMSE ÖDEYEMEZ”

15 Temmuz Darbe Girişimi’nin ardından polis okullarında, kolejlerinde ve askeri okullarda yetişen gençlerin terörist olarak ilan edildiğini belirten Hocaoğlu, “Askeri Okullara, Polis Kolejlerine alınan çocukların vebalini bu hükümet kaldıramaz. Bir çocuğu 12 yaşında ailesinden alarak, daha cezai ehliyeti olmadan, vatanına bağlı polis, komiser, subay yapacağım, dedin. Ailesinden aldın, sonra bu çocukları terörist diyerek sokağa bıraktınız. Bu çocuklar terörist olduysa sen yaptın! Bu çocukların ve ailelerinin vebalini, bu hükümet kaldıramaz. Başbakan, Cumhurbaşkanı kaldıramaz, mezarlarında dahi rahat uyuyamazlar. 12 Yaşındaki çocuğun cezai ehliyeti yoktur. Bu çocuklar dar gelirli ailelerin çocukları, aralarında en iyi durumda olanlar devlet memurlarının çocukları. Aileler 12 yaşındaki çocuklarını devletine, vatanına, milletine faydalı olsun diyerek, polis, komiser, subay olsun diye devletine emanet etti. Ancak devletin okullarında, bakanlarının, müfettişlerinin denetiminde bu çocuklar terörist oldu. Bunun vebalini kimse ödeyemez. Biz iktidara geldiğimizde o okullardaki müstahdemden, okul idarecisine kadar tek tek hesabını soracağız. Tüyü bitmemiş çocukları terörist yapanlardan tek tek hesap soracağız.”

“MÜLTECİLER, BELEDİYE BAŞKANI BELİRLEYECEK OY POTANSİYELİNE SAHİP”

Suriyeli Mültecilerin durumlarına ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Hocaoğlu, “Gaziantep’te ve Kilis’te yaşayan halka bir şey söylemeye gerek yok, buralarda yaşamlarını sürdürüyorlar. Mevcut sistemde, olanaklardan, göçten, ekonomiden memnun iseler oy vermeye devam etsinler. Şuanda Kilis ilimizde ikamet eden Suriyeli Mülteciler, belediye başkanı çıkaracak seviyede oy potansiyeline sahip olmuşlar. Gaziantep’te belediye başkanı belirleyecek oy potansiyeline sahip olmuşlar.”

“TÜRKİYE AVRUPA’NIN TAMPON BÖLGESİ OLDU”

İzlenen göç politikasını eleştiren Hocaoğlu, “Dünyanın hiçbir yerinde böylesi bir göçmen politikası olmaz. Gelip başka bir ülkeye yerleşip, burada vergi dahi vermeden dükkan açıp; haksız rekabet yaratıp hiçbir kanuna tabi olmayan insanlar oldu. Türkiye Avrupa’nın istediği bir tampon bölge oldu. Göçler burada yoğunlaştı. Zengin ve zeki olanlar Avrupa’ya gitti, vasıfsız olanlar Türkiye’de kaldı. Kendi ülkesine faydası olmayanın bize ne faydası olacak? Suriye’de iç savaş var, senin fikrin neyse git o fikrin gereğini yap. Ülkende fikrin için mücadeleni yap. Şuanda cezaevlerinde yatan kişilerin yüzde 30’u Suriyeli. Suriye’den gelen gençler, istedikleri fakülteye kayıt oluyor ve burs alıyorlar. Bizim çocuklarımız kayıt dahi olamıyorlar.”

“KATKI PAYI DÜŞÜRÜLÜRSE İŞVEREN RAHATLAYACAK”

Asgari ücrete ilişkin açıklamalarda bulunan Hocaoğlu, “Asgari Ücretin düşüklüğünü tartışmak yanlış bir olay.  Asgari ücreti bir de ödeyen patron var. Bin 600 liralık asgari ücretin işveren yansıması 2 bin 500 lirayı bulmaktadır. İşveren bu ücretin yaklaşık 700 lirasını SGK primi, asgari geçim indirimi olarak ödüyor. Devlet buradaki katkı payını düşürdüğü takdirde hem devlet, hem işveren rahatlayacak. Tek taraflı olarak değerlendirilmesinden rahatsızız.”

“İNSANİ YARDIM KURULUŞU ALTINDA YABANCI DERNEKLER FAALİYET GÖSTERİYOR”

Gaziantep’te yardım kuruluşu adı altında faaliyet gösteren 200’ün üzerinde yabancı dernek olduğunu söyleyen Hocaoğlu, “Bu kuruluşlara bakıldığında hepsi Suriye’ye insani yardım taşıdıkları adı altında faaliyet gösteriyorlar. Bunların hepsinin yaptığı faaliyetler belli, ajanlık ve misyonerlik faaliyetinde bulunuyorlar. Suriye’yi çok seviyorsanız, savaşı bitirmek için çaba gösterin.”

“VATANDAŞLAR VEKİLİNE HER ZAMAN ULAŞMAK İSTİYOR”

Mecliste çizeceği milletvekilliği profilini anlatan Hocaoğlu, “Ben öğretmenlik yaptım, mühendislik yaptım, avukatlık yapıyorum. Akşam kafamı yastığa koyduğum zaman yaptığım işten huzurluysam, hiçbir sorun yok. Eğer ben seçilirsem, Ankara’ya gittiğim zaman bir tek seçmenim bile bana kötü bir söz söyleyecekse; Allah bana bunu nasip etmesin. Ben Gaziantep’ten vekil seçilip, Gaziantep’e dönmeyecek olan bir vekil olmak istemiyorum. Gaziantep’ten gitmeyeceğim, meclis çalışmaları dışında Gaziantep’te bulunacağım. Hem mecliste, hem de Gaziantep’te vatandaşımızın istediklerini yapacağım. Vatandaşlarımız vekillerine her zaman ulaşmak istiyor. Torpil olmak için değil, görevini yapmayanlara müdahale etmek için görevimin başında olacağım.”

“HER DÜŞÜNCEYE TALİBİZ”

“Gaziantep’te İYİ Parti yükselen bir değer. İYİ Parti olarak gittiğimiz hiçbir yerde olumsuz bir tepki almıyoruz. Gittiğimiz yerlerde bize söylenen, “Bu defa da gitmezse, bir daha gitmez. Biz farklı anlayıştayız ama İYİ Parti’ye oy vereceğiz” diyorlar. Ben de her zaman vatandaşlara şunu söylüyorum, “İYİ Parti’ye herkes bu seçimde kendisi, çocukları için oy vermesi gerekiyor. Eğer biz bu aldığımız emanet oyların karşılığını yapamazsak, vatandaş gereğini yapacaktır. Biz bir gruba değil, her düşünceye talibiz, herkese kapımız açık” diyerek sözlerini noktaladı.

HOCAOĞLU KİMDİR?

“1992 yılında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden mezun oldum. Özel sektörde yıllarca görev yaptıktan sonra Gaziantep Üniversitesi’nde Pedagojik Formasyon Eğitimi aldım. Beş yıl boyunca çeşitli okullarda öğretmenlik yaptım. 2002 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldum. Çevre Bakanlığında Mühendis olarak, Orman Bakanlığında Hukuk Müşavirliği görevinde bulundum. 2007 yılında görevimden istifa ederek, serbest avukatlığa başladım. Bu dönemde MHP Nizip ve Şahinbey İlçe Başkanlıkları Yönetimlerinde görev aldım. MHP’nin 9.Olağan Kongresi’nde İl Başkanımız ve 9 İlçe Başkanımız onayı ve MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin oluru ile Merkez Disiplin Kurulu’nda görev yaptım. 2011 seçimleri öncesi Gaziantep’e kontenjan adayı verilmemesi için İl Başkanımız ve 9 İlçe Başkanımız ile birlikte istifamızı Devlet Bahçeli’ye sunduk. Sayın Bahçeli’nin istifamızı kabul etmemesi üzerine,  Ak Parti’yi Hükümet yapmak için uğraştığı ve iktidar olma gayretinin olmadığını anladık. Bunun sonrasında İlçedeki görevimden istifa ettim. O dönemden sonra MHP’nin içerisinde görev yapmaya devam ettim. Koray Aydın’a kongre döneminde destek verdim. İYİ Parti Gaziantep’te Kurucu İl İkinci Başkanı olarak görev yaptım ve 24 Haziran seçimlerine katılmak üzere görevimden istifa ettim ve 27.Dönem Milletvekili aday adayı oldum. Halen Yüksek İstişare Kurulu görevimi sürdürüyorum.”

Röportaj: A.DUMAN

Kaynak: (Haber Mrk.) - Haber Merkezi Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı