Haber Detayı
14 Eylül 2018 - Cuma 20:11
 
“Un sanayisinde spekülasyon yapılamaz”
Gaziantep un sanayisinde 3.sırada
Ekonomi Haberi
“Un sanayisinde spekülasyon yapılamaz”

Güneydoğu Un Sanayicileri Dernek Başkanı Erhan Özmen, basın mensuplarıyla bir araya gelerek, un sanayisindeki yaşanan fiyat artışlarına ve sorunlara ilişkin açıklamalarda bulundu. Un sanayisinde kapasite sorunu olduğunu kaydeden Özmen, “Kilogramı bin 200lira hesap ettiğimiz ithal buğdayların yurt içerisine girdiği andan itibaren kilogramının bin 700- bin 800 lira rakamlarına ulaştığını gördük. Dolayısıyla kur farklarından dolayı Organize Sanayi Bölgesi’nde 1 Ocak’tan bugüne yüzde 80’lik bir enerji fiyat farkı oluştu. Ambalaj fiyatından operasyonel giderlere kadar bu kurların bütün kalemlere yansıdığını gördük. Dolayısıyla un sanayisi spekülasyon yapmaz, yapamaz. Çünkü kapasite sorunu diye bir sorun var” diye konuştu.

Güneydoğu Un Sanayicileri Dernek Başkanı Erhan Özmen, basın mensuplarıyla bir araya gelerek, un sanayisindeki güncel gelişmeleri değerlendirdi. Bir otelde düzenlenen toplantıya Mesut Çakmak, Bilal Özbay, Mustafa Özmermer, Engin Müderris Fedaioğlu katıldı. Toplantıda konuşan Güneydoğu Un Sanayicileri Dernek Başkanı Erhan Özmen, Buğday hasadını gören Türkiye’deki un sanayicilerinin ithalat kontratları yapmaya başladığını söyledi.  Özmen, “Düne kadar yüzde 74 oranında döviz kurundaki hareketlilik dün akşam itibariyle yüzde 62’ye düşen bir oran ile ithal edilen buğdayların fiyatlarında bir anda çok farklı tablolarla karşılaştık. Kilogramı bin 200lira hesap ettiğimiz ithal buğdayların yurt içerisine girdiği andan itibaren kilogramı bin 700- bin 800 lira rakamlarına ulaştığını gördük. Dolayısıyla kur farklarından dolayı Organize Sanayi Bölgesi’nde 1 Ocak’tan bugüne yüzde 80’lik bir enerji fiyat farkı oluştu. Ambalaj fiyatından operasyonel giderlere kadar bu kurların bütün kalemlere yansıdığını gördük. Dolayısıyla un sanayisi spekülasyon yapmaz, yapamaz. Çünkü kapasite sorunu diye bir sorun var.”

“TÜRKİYE ÇİFTÇİSİNİ BUĞDAY İLE BULUŞTURMALIYIZ”

Buğday hasadına ilişkin sözlerini sürdüren Özmen, “Hasat döneminden yeni çıktık, yeni hasat dönemi için önümüzde 10 aylık bir süreç var. Yeni hasadın ekimi için önümüzde bir aylık bir zaman var. Haziran 2019’da biçilecek buğdayı bir ay sonra ekmeye başlayacağız. Bunun için Türkiye’nin bir karar vermesi gerekiyor. Etrafı sorunlarla dolu bir coğrafyada, Türkiye’nin buğday stoklarının çok yüksek olması gerekiyor. Türkiye’nin hem bugünü çözmek adına bu bir ayı iyi değerlendirmesi gerek, ekim ayında çiftçi tarlaya girdiği zaman buğday ekmeli. Türkiye çiftçisini buğday ile barıştırmalı, buluşturmalıyız.”

ÇİN DÜNYANIN EN BÜYÜK BUĞDAYINI ÜRETİYOR

Dünyada 716 milyon ton buğday üretildiğini dile getiren Özmen, “Bu kadar üretime karşın 734 milyon ton buğdayında tüketiliyor. Dünyada 250 milyon buğday stoklandı ve ülkeleri birbirlerine 174 milyon buğday satılar. 250 milyon ton buğday stokunun 115 milyon tonunu Çin tutar ve asla ticarete konu etmez. 135 milyon ton buğdayı ise dünyadaki 195 ülkenin stoklarıdır. Geçen yıla göre buğdayda 40 milyon ton rekolte düşüklüğü vardır. Türkiye yılda 20 milyon ton buğday üretilir. Tarımda kullandığımız 250 milyon dekar alanın yaklaşık yüzde 35’ini her yıl çiftçi nadasa bırakır. 165 milyon dekar tarım alanının 80 milyon dekar alanına buğday ekilir, geri kalan alana da diğer hububat ürünleri ekilir. Ancak mısır, buğday rekoltesinin üç katına çıktı. Türkiye’de buğday ortalaması 1 dekara yaklaşık 400 kilogram alırken, mısır bin 500 kilogram verim veriyor. Dolayısıyla buğday aleyhine bir durum doğabilir.”

TÜRKİYE’DE 20 MİLYON TON BUĞDAY ÜRETİLİYOR

Türkiye’de yılda 20 milyon ton buğday üretildiğini söyleyen Özmen, “13 milyon ton buğdayı ekmek, simit, mantı yufka ve unlu mamullerde tüketiyoruz. 3 milyon ton makarnalık ve durum buğdayı üretiyoruz, 2 milyon ton yem sanayisine, 1 milyon 300 bin tonu tohumluk buğdaydır, yaklaşık 500 bin ton buğday da fire verilir. Dünyada 11 milyon ton un ticareti var ve 3,5 milyon tonunu Türkiye yapıyor. Dünyada makarna ticaretinde İtalya’dan sonra Türkiye 1 milyon 200 bin ton makarna ihracatıyla dünya ikincisi. Bulgur sanayisini hızla gelişiyor, 250 bin ton ihracat yapılıyor, toplamda un, makarna ve bulgurda 5 milyon ton ihracatımız var. Bunun buğday karşılığı 7 milyon ton. Türkiye yurtdışından 7 milyon buğdayı ithal eder, mamul ürün haline getirir, 5 milyon ton un, makarna ve bulguru dünyanın 100 ülkesine ihraç eder” diye konuştu.

BUĞDAYDA YÜZDE 155 ARTIŞ VAR

2009 yılında buğdayın tonunun 550 lira iken 2018 yılında ise bin 450 liraya yükseldiğini kaydeden Özmen, “Son 10 yılda buğdayda yüzde 155 artış yaşanmış. 2009 yılında 50 kilogram un 46 lira iken şu anda ise 95-100 lira arasında değişiyor. Buğdayda yüzde 155 artış vardı, undaki artışta da yüzde 110’dur. 10 yıllık değişim yüzde 110, buğday fiyatlarının gerisinde. Ekmeğe baktığımızda 10 yıl önce 300 gram francala 70 kuruşa alırken kilogramına 2,3 lira ödüyorduk, bugün ise 1 liraya 200 gram ekmek alırken kilosuna 5 lira ödüyoruz. Nerdeyse iki katının üzerinde yüzde 117 artış var. Buğday, ekmek ve un, gerek ekmek sanayisindeki aşırı kapasite, gerek un sanayisindeki yüzde 55 atıl kapasite, gerekse buğday fiyatlarında Toprak Mahsulleri Ofisinin müdahil alan fiyatları, bu çerçevede tutuyor. Çiftçimizin buğdaya karşı bir soğukluğu var, bunu kırmamız gerekiyor.”

GAZİANTEP UN SANAYİSİNDE 3.SIRADA

Un sanayisinde yoğun bir rekabet olduğunun altını çizen Özmen, “Yoğun rekabetten dolayı Türkiye’de ne tekelleşme ne de kartelleşme olabilir. 40 milyon ton buğday işleme kapasitemiz var. 40 milyon kapasitenin 18 milyon tonluk kısmında üretim yapılıyor, 22 milyon tonluk kısmında üretim yapılmıyor. 13 milyon ton ülkemiz için 5 milyon tonu ise yurtdışında ihraç ediliyor. Konya 3,5 milyon tonluk kapasite var,  Gaziantep’te 2 milyon 800 bin ton kurulu kapasite bulunuyor. Bu yönüyle Türkiye kapasitesinin yüzde 7’si Gaziantep’te bulunuyor. Un sanayisini dünya şampiyonluğuna taşıyan iller Konya, Mardin ve Gaziantep oluyor. Türkiye ihracatının yüzde 60’ını bu iller yapıyor. Mardin, un ihracatında Türkiye lideridir, ihracatın yüzde 30’unu yapar. 300 milyon dolarlık ihracatı vardır. İstanbul, 200 milyon dolarlık ihracatı vardır, Gaziantep ise ihracatın yüzde 12’sini yapar 120 milyon dolar un sanayisinin Gaziantep ekonomisine bu oranda katkısı vardır.”

100 MİLYON TON BUĞDAY EKİLMELİ

“Türkiye’nin kamu ve siyasi otoritesinden ricada bulunmalıyız. Bugün ekim olmadan önce müdahale alım fiyatları açıklansın. Türkiye’nin dünya ile arasındaki fark açıldı. Mısırın buğdaya karşın inanılmaz derecede yüksek verim vermesi ve kur farklarından dolayı buğday ithal ettiğimiz ülkelerdeki yüzde 50’ye varan fiyat farklarından etkileniyoruz. Türkiye’nin 160 milyon dekarlık tarım alanında 100 milyon ton buğday ekmeli.  Türkiye müdahale alım fiyatlarını ekimden önce açıklamalıdır.”

MÜDAHALE ALIM FİYATLARI REVİZE EDİLMELİ

Türkiye’de sertifikalı tohum ekimi yapılması gerektiğini söyleyen Özmen, “Çiftçi 1 yıl boyunca elde ettiği ürünle geçiniyor. Bu gelirle çiftçinin refahı yaşıyor olması lazım. Bu sebeple çiftçi sertifikalı tohuma yönelmeli. Türkiye’de de yeterli özen gösterilerek diğer ülkelerde olduğu gibi kaliteli tohumlar elde edilebilir. Kaliteli buğdayda yurtdışına ihtiyacımız azalır, ihraç ettiğimiz ürünlere karşı kendi buğdayımızı üretmiş oluruz. Neden yalnızca 20 milyon ton üretelim? 20 milyon ton artık geride kalmalı, bugün ve yarın için yeni şeyler söylememiz gerekiyor. 25 milyon tonları söylememiz gerekiyor. AB’de çiftçi 1 dekarda 1 tonun üzerinde buğday elde ediyor. Türkiye’de ise dekarda 400 kilogram elde ediyor, üretim yapan çiftçi kilosuna bin 125 lira para alıyor. Rusya’daki çiftçi ise dekarına 1 ton verim alıyor ve daha fazla para kazanılıyor. Buradaki rakamların revize edilmesi gerekiyor. TMO’nun açıklayacağı müdahale alım fiyatlarında değişikliğe gidilmesi gerekiyor. Ekimden önce çiftçinin gönlü kazanılmalı, çiftçiye müdahale alım fiyatı ekimden önce açıklanmalı. Türkiye çiftçisini yeniden buğday ile barıştırmalıyız.  Dünya fiyatlarını revize edecek rakamlar açıklanmalı. Orta ve uzun vadede arazi yapılandırması yapılmalı. Arazilerin küçük ve parçalı olması Türkiye tarımının ve verimliliğinin önünü tıkıyor” diyerek sözlerini noktaladı.

M.TÜRKMEN

Kaynak: (Haber Mrk.) - Haber Merkezi Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı