Haber Detayı
13 Şubat 2018 - Salı 15:37
 
“Şiddete karşı çalıştay düzenlenmeli”
Gündem Haberi
“Şiddete karşı çalıştay düzenlenmeli”

RÖPORTAJ: A.DUMAN

Gaziantep Barosu eski Başkanı Avukat Bektaş Şarklı, toplumda yaşanan kadına şiddet, çocuk tacizi gibi olaylara karşı cezai yaptırımları ağırlaştırmanın, yaşanan olayların önlenmesinde çözüm olmadığını söyledi. Şarkı, “Kadın Şiddet, çocuklara yönelik cinsel taciz olaylarına ilişkin olarak ilkokullardan başlanarak çocuklara eğitim verilmeli, toplumu bilinçlendirmek amacıyla şiddetin etkilerine yönelik akademisyenlerden ve psikologlarında bulunduğu Şiddet Çalıştayı hazırlanmalı. Şiddet konusunda bu ülkenin gerçeklerine uygun, somut ve uygulanabilir projelerin gerçekleştirilmesi gerekiyor” diye konuştu.

Gaziantep Barosu eski Başkanı Bektaş Şarklı, kadına yönelik şiddet, çocuklara yönelik cinsel taciz vakaları gibi toplumu yakından ilgilendiren konulara ilişkin gazetemize değerlendirmelerde bulundu. Kadına Şiddet konusunun toplumda çok fazla tartışılır olduğunu ifade eden Şarklı, şiddet olaylarının cezai yaptırımlarla önlenemeyeceğini kaydetti. Şarklı, “Kadına şiddet konusunda kanunlar anlamında sorun olduğunu düşünmüyorum. Baktığınız zaman kadına şiddet ile ilgili Avrupa’da olan sistemlerle ilgili, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Aile ve Politikalar Bakanı iken; Barolar Birliği ile bu konuda bir çalışmamız oldu. Hollanda’da Kadına yönelik şiddette nasıl davranılıyorsa; buna ilişkin çalışmaların çoğu Türkiye’de de yapılıyor. Şiddetin zihindeki ve eğitim sistemimizdeki eksikliklerden kaynaklandığını düşünüyorum. Alt yapıya girdiğiniz zaman toplumda yalnızca kadınlara yönelik değil, hemen her alanda şiddet olayı yaşanıyor. Geçtiğimiz haftalarda bir askerin kediye uyguladığı şiddet medyada geniş yer aldı. Toplumun ruh yapısının düzgün olmamasıyla ilgili olduğunu düşünüyorum. Bir insanı öldürmenin cezası 24 yıldır, bazı zamanlarda hafifletici sebeplerden bahsediliyor. Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, bunu kaldırmayı düşündüklerini söyledi.

“CEZA VERMEK YETERLİ DEĞİL”

Şiddetin önlenmesi için ceza vermenin yeterli olmadığını kaydeden Şarklı, “İstediğiniz kadar ceza verin, sadece ceza vererek bunun önüne geçebileceğime inanmıyorum. Bunu önlemek için ilkokul yıllardan başlanarak, şiddete karşı insanların eğitilmesi gerekiyor. Her yıl yüzlerce kadın, eşinden şiddet görüyor, hatta öldürülüyor. Gaziantep’te ‘Kadına Şiddet’ olayları konusunda ilk sıralarda yer alıyor. Ciddi bir sorun… Bu sorunu çözmenin yolu şiddet konusunda tüm toplum unsurlarını bir araya getirerek çalıştay yapılmasıdır. Şiddet konusunda bu ülkenin gerçeklerine uygun, somut ve uygulanabilir projelerin gerçekleştirilmesi gerekiyor. Bu konunun çok yönlü ve kapsamlı olarak tartışılması gerekiyor. Aksi halde 30 yıl cezada versek bu sorunun ortadan kaldırılamadığı aşikar.”

“ÇOCUK İSTİSMARINDA BASINA YANSIMAYAN ÇOK SAYIDA OLAY VAR”

Çocuklara yönelik insel istismar konusuna değinen Şarklı, “Kadına yönelik şiddetin yanı sıra toplumda çocuklara yönelik cinsel istismar olayları da yer alıyor. Biz bu olayları Ensar Vakfı’nda yaşanan olay gibi basında görünür olduğu zaman görüyoruz. Basına ve Baroya yansımayan birçok olay var. Gittiğimiz yerlerde bu tür olumsuz olayları duyuyoruz. Bu noktada da şiddet konusunda olduğu gibi neyin cinsel istismar, neyin taciz olduğunu akademisyenler, psikologlar vasıtasıyla anlatmak gerekiyor. Baronun çocuk birimi okullara ulaşarak, bu konuda bilgilendirmeye çalışıyor. Ancak bu konuda da projeler hazırlanarak konunun tartışılması gerekiyor.”

“BOŞANAN ANNE-BABA ÇOCUĞUNU İCRA YOLUYLA GÖREBİLİYOR”

Boşanan anne ve babaların çocuklarını İcra yoluyla görebildiklerini söyleyen Şarklı, “İcra Daireleri, dünyada ve Türkiye’de birinin alacağını almaya yönelik araçlardır. Ancak çocuk teslimine giden meslektaşlarımız da ciddi anlamda tehdit yaşadılar. Bir anne-babanın velayet davasında verilen çocuğunu görebilme hakkını aramak için başvuracağı nokta İcra Dairesi olmamalı. Bana göre Adalet Bakanlığına bağlı ayrı bir biri kurulmalı. Çocuğun icra yoluyla anne ya da babası ile görüşmesini sağlamak çağdışı bir olay. Bunun yerine Adalet ya da Aile Bakanlığı bünyesinde birim oluşturularak, bu insanların görüştürülmesinin, bu işin profesyonel olan insanlarla yerine getirilmesi gerekiyor. Çocuğun İcra yoluyla alınması doğru değil, anne ya da baba ile çocuk arasındaki ilişkiyi olumsuz etkileyecektir. Aynı zamanda icra yoluyla çocuğunu görmek isteyen kimsenin buraya ödemesi gereken bir maddi değer var. Bu bedeli ödeyemeyen insanlarda var. Bu nedenle çocukların psikolojisine uyun birimlerin oluşturulması gerekiyor” diye konuştu.

“TUTUKLAMA SUÇA KARŞI CAYDIRICI OLUNMAK ADINA VERİLİR”

İşlenen bazı suçlarda toplumsal tepkinin kararları etkilediğini ifade eden Şarklı, “Geçtiğimiz haftalarda bir genç kıza yumruk atılması gibi bir talihsiz olay yaşandı. Zanlı yakalandı fakat ilk ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Sonrasında ise medyada olayı sıkça yer alması ve toplumun tepkisi göz önüne alınarak, zanlı tutuklandı. Toplumda infial yaratacak olaylara karşı mahkemeler tarafından tutuklama kararı verilebiliyor. Tutuklama kararı verilebilmesi için; kaçma şüphesi olacak, sabit ikametgahı olmayacak ve suçun türünün Anayasal düzen ve Terör ile bağlantılı olması halinde tutuklama kararı verilebiliyor. Bireylere karşı işlenen suçlarda ise hafif yaptırımlar öngörüldüğünden böylesi kararlar alınıyor. Ancak toplum tarafından ve basın tarafından olaya aşırı tepki gösterilmesi halinde bireylere karşı işlenen suçlarda da ağır yaptırımlar uygulanabiliyor. Yargı kararı verirken hassas bir süreçten geçiyor. Tutuklama kararları işlenen suça karşı caydırıcı olunmak adına verilir. Aynı vakalarda farklı kararlar verilebiliyor. Örneğin bir ölümlü trafik kazalarında, kazaya karışan kişi tedbir amaçlı tutuklanabiliyor. Bunda ölen kişinin yakınlarının, kazaya karışan kimseye zarar vermesinin önlenmesi amacıyla alınabiliyor.”

A.DUMAN

Kaynak: (Haber Mrk.) - Haber Merkezi Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı