Haber Detayı
09 Ocak 2019 - Çarşamba 05:30
 
"Kabullenmemiz mümkün değil"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kahraman askerlerimiz tarafından söndürülen DEAŞ balonu sayesinde, Suriye hızla bu beladan kurtulma sürecine girdi. Ancak, Bolton'ın İsrail'den verdiği mesajı bizim kabullenmemiz, bunu yutmamız mümkün değildir." dedi.
Video Haber Haberi

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM grup toplantısına katıldı.

"Faşist yüzleri açığa çıkıyor"

Erdoğan, varlık sebebini, medeniyet ve kültürlerine ait ne varsa hepsini yok etmek, yeni atılan adımları da engellemeye çalışmak olarak belirlemiş bir partiyle karşı karşıya olduklarını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz milletin hakkının, hukukunun, özgürlüğünün alanını genişletmeye çalıştıkça bunların faşist yüzleri açığa çıkıyor. Bu ülkenin meşrebi ve duruşu belli olan Cumhurbaşkanı'nı bira içmeye, Mozart dinlemeye zorlamak faşistliğin dik alasıdır. Bu ülkenin başörtülü hanımlarına 'Suudi Arabistan'a gidin' demek faşistliğin en sefil halidir. En son iki-üç gün önce, bir konserden çıkan başı açık, başı örtülü kızlarımıza orada gelip, bu şekilde sataşıp, 'Suudi Arabistan'a gidin, burada ne işiniz var.' diyenlerin halini düşünün. Adı da neymiş sanatçıymış, buyurun. Dert başka, ne derseniz deyin, bu ülkede insanların yaşam biçimiyle uğraşan CHP zihniyetidir. AK Parti, tam aksine bu ülkede yaşam çeşitlerini garanti altına alan bir siyasi zihniyettir. Bu milleti, 'beton kafalı, göbeğini kaşıyan adam, makarnacı, kömürcü, dağdaki çobanın oyuyla benimki bir mi?' diyerek aşağılayanların faşistliği lime lime üzerlerinden dökülmektedir. Halbuki demokrasilerde herkesin inancına, kültürüne, değerlerine saygı duymak esastır. Türkiye'de sadece bu faşistler insanları, içki içenler-içmeyenler, başı örtülüler-başı açıklılar, sakallılar- sakalsızlar diye ayırır. Yıllardır ağızlarından düşürmedikleri yaşam tarzı dayatması, sadece bu faşist CHP zihniyetine mahsustur. Bizim inancımız da töremiz de böyle bir dayatmaya izin vermez. Asırlardır her türlü farklılığı uyum içinde bağrında yaşatan Anadolu irfanı, bu durumu ayrışma değil zenginlik kaynağı olarak görür."

"Kabullenmemiz mümkün değil"

Türkiye'nin, Fırat Kalkanı Harekatı'nda hakkında o kadar efsane üretilen DEAŞ'ı, 3 bin teröristi etkisiz hale getirerek darmadağın ettiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Kahraman askerlerimiz tarafından söndürülen DEAŞ balonu sayesinde Suriye hızla bu beladan kurtulma sürecine girdi ancak Bolton'un İsrail'den verdiği mesajı bizim kabullenmemiz, bunu yutmamız mümkün değil. Bunlar, bu ülkede benim Kürt vatandaşım kimdir? YPG, PYD, PKK kimdir? Herhalde bunları tanımıyorlar. Hiçbir zaman PKK terör örgütü, PYD, YPG terör örgütleri benim Kürt vatandaşlarımın, kardeşlerimin temsilcisi olamaz. Yani Amerika eğer bunları 'Kürt kardeşlerimiz' olarak değerlendiriyorsa burada çok ciddi bir yanılgı içerisindeler. 

Biz bu terör örgütü mensuplarını ister Kürt vatandaşlarımızın içerisinden çıkmış olsun, ister Arapların içerisinden çıkmış olsun, isterse Türklerin içerisinden çıkmış olsun, eğer terörist ise gereğini yaparız, hakkından geliriz. Yani terörist olacak, 'Bunlar Kürt, bunlara dokunmayın.' Yok böyle bir şey. Teröre yeni bir tarif mi geliştirdin? Böyle bir şey olamaz. Arap aynı şey, Türklerin, Türkmenlerin içinden de bunlar çıkmış olabilir. Nereden çıkarsa çıksın, eğer terörist ise gereğini yaparız. Bu konuyla ilgili olarak John Bolton, çok ciddi bir yanlış yapmıştır. Kim bu şekilde düşünüyorsa onlar da yanlış içerisindedir. Bizim bu noktada asla taviz vermemiz mümkün değil."

 

"YPG, PYD, PKK ile DEAŞ arasında en ufak bir fark yok"

Suriye'deki terör koridoru içinde yer alanlara gerekli olan dersin verileceğini aktaran Erdoğan, "Bizim için YPG, PYD, PKK ile DEAŞ'ın arasında en ufak bir fark yoktur." dedi.

Türkiye'nin, Zeytin Dalı Harekatı ile bir başka oyunu bozduğunu hatırlatan Erdoğan, Rusya ve İran ile varılan anlaşma sayesinde İdlib'de yeni bir insani krizin yaşanmasına engel olduklarını dile getirdi.

Erdoğan, "Münbiç'te uzun süre Amerika tarafından oyalandık, halen oyalanıyoruz ancak orada da önemli bir mesafe katetmiş durumdayız. Aynı şekilde Fırat'ın doğusundaki terör yapılanmasıyla ilgili kararlılığımızı da tüm dünyaya gösterdik." diye konuştu.

"Tarihi bir dönüm noktasıdır"

ABD Başkanı Donald Trump ile 14 Aralık'ta yaptığı telefon görüşmesinin, bu açıdan tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirten Erdoğan, şunları söyledi:

"Görüşmede Trump'a, Münbiç ve Fırat'ın doğusundaki terör örgütüyle yürüttükleri ortaklıktan duyduğumuz memnuniyetsizliği açık bir dille ifade ettim. Kendisinin bu iş birliğini DEAŞ'ın bölgedeki varlığıyla ilişkilendirmesi üzerine de bunun için PKK, PYD'ye ihtiyaçları olmadığını, Türkiye'nin DEAŞ'la mücadeleyi yürütebileceğini, Özgür Suriye Ordusu ile beraber bunu halledebileceğini de ifade ettim. Bizim bu teklifimiz üzerine Sayın Trump, kendisinin zaten Suriye'den çekilme niyeti olduğunu, DEAŞ'ın kalan unsurlarıyla mücadeleyi Türkiye'nin üstlenmesi durumunda bunu derhal yapabileceğini belirtti. DEAŞ bittiğinde Amerika'nın Suriye'deki varlığına gerek kalmayacağını söyleyen Sayın Trump'a, bu konuda her türlü inisiyatif üstlenme sözü verdim."

Daha sonra ekiplere meselenin detaylarını konuşmaları talimatını verme kararı aldıklarını aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

"Şu hususu da özellikle belirtmek istiyorum: Amerikan yönetimleriyle daha önceden de yaşadığımız bir durum, bu görüşmenin ardından yeniden karşımıza çıktı. Biz Sayın Trump'la bu net anlaşmaya varmış olmamıza rağmen yönetimin farklı kademelerinden farklı sesler gelmeye başladı. Bununla birlikte Sayın Trump'ın Suriye konusuna bakış açısı ve buradan çekilme konusundaki kararlılığı bizim referans noktamız olmaya devam ediyor. Biz Sayın Başkan'la vardığımız anlaşma gereğince Suriye'de halen faaliyet gösteren DEAŞ unsurlarına yönelik bir askeri harekat için hazırlıklarımızı büyük ölçüde tamamladık. Aynı şekilde DEAŞ'la birlikte PYD, YPG gibi bu terör örgütlerine yönelik de adımlarımızı atmakta kararlıyız. 

Çok yakında Suriye topraklarındaki bu terör örgütlerini etkisiz hale getirmek üzere harekete geçeceğiz. Bu müdahalemize engel olmaya çalışan başka teröristler de olursa elbette onların da hakkından gelmek boynumuzun borcudur. Sınırlarımızın dibinde ülkemize yönelik hazırlık yapan bir terörist güruhuna izin vermemizi bekleyenler varsa şimdiden onlara yanıldıklarını söylemek istiyorum. Türkiye'nin Suriye meselesindeki hassasiyetlerini ve kararlılığını anlamamış olanlara bu meseleyi tekrar tekrar anlatmak bizi yormaz ama hassasiyetimizi bildikleri halde terör örgütünün arkasında duranlara da diyecek iki çift sözümüz tabii ki vardır. Onu da yüzlerine karşı söylüyoruz, söyleriz. Türkiye her zaman sözünü tutan bir ülke olmuştur ve müttefiklerinden de aynı hassasiyeti beklemektedir."

Kaynak: (AA) - Anadolu Ajansı Editör:
Haber Videosu

Web Tv'de Görüntüle

Bu videoyu yorumlamak ve paylaşmak için ayrıca tıklayın.

Yorumlar
Haber Yazılımı