Haber Detayı
12 Haziran 2018 - Salı 08:57 Bu haber 599 kez okundu
 
"HDP, Millet İttifakı'nın doğrudan müttefikidir"
Başbakan Yardımcısı Bozdağ, "Bölgede her an her şey olabilir, daha önce de ifade ettik. Kandil'e operasyon dahil buna. Bundan sonraki süreçte hepsi mümkündür." dedi.
Video Haber Haberi

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"HDP, Millet İttifakı'nın doğrudan müttefikidir"

Bozdağ, CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin "FETÖ'nün, zamanında Amerika'dan usulüne uygun olarak istenmediğini" iddia etmesi hatırlatılarak, bugün gelinen noktada değerlendirilmesinin sorulması üzerine, öncelikle ittifaklarla ilgili konuya değinmek istediğini belirtti.

Cumhur İttifakı'nın 15 Temmuz ve devamında oluşan bir ittifak olduğunu vurgulayan Bozdağ, "Cumhur İttifakı, milletin aklı selimini, sağduyusunu ve aziz milletimizin doğrudan kendisini ifade eden bir ittifaktır. Diğerlerinin ittifakına baktığımızda onlar da adına 'Millet İttifakı' dediler. Esasında fikren birbirine hiç benzemeyen partilerin ittifakı." ifadesini kullandı. 

Bozdağ, CHP ile Saadet Partisi'nin fikri bakımdan birbirlerine benzerliklerinin çok bulunmadığına işaret etti. Diğer ittifakın içinde bulunanların bu şekilde olduğuna dikkati çeken Bozdağ, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Onların bir de kare dışı müttefikleri var. Esasında karenin içindekilerle hedef birliği yapan ama kare dışında tutulan HDP var. HDP'yi kare dışında tutmalarının tek sebebi, karenin içerisinde müttefik gösterirlerse o zaman milliyetçi ve muhafazakar seçmenler, 'HDP ile müttefik olanlara ben oy vermem' diyerek, oy vermekten vazgeçmelerini önlemek içindir. Yani vatandaşı aldatmak için yapılmış bir mühendisliktir. 

Ama hepimiz biliyoruz ki kalenin dışında da olsa HDP, bu Millet İttifakı'nın doğrudan müttefikidir. Milletimiz onu da görüyor. Yani bunları motive eden şey partilerin birbirlerine benzeyen fikirleri, politikaları, seçim beyannameleri falan değil. Çok net söylüyorum, burası bir 'nefret ittifakı'dır, millet ittifakı değil. Kin ittifakıdır, husumet ittifakıdır. Kime nefret, kime kin, kime husumet, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a kin besleyen parti yönetimlerinin ittifakıdır."

 

"Arayan bir Türk'tü de 'Amerikalı' diye mi takdim ediyorsunuz?"

Bozdağ, FETÖ/PDY'nin kurucusu ve yöneticisi, 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünün bir numaralı faili terörist başı Fetullah Gülen'in iadesi konusunda İnce'nin gündeme taşıdığı hususun, herkesin üzerinde durması gereken bir konu olduğunu vurguladı. 

İnce'nin, "Amerika'dan bir Amerikalı beni aradı" sözünü hatırlatan Bozdağ, "Hem Amerika'dan aramayı söylüyor hem Amerikalının aradığını söylüyor. Dolayısıyla şunu anlıyoruz; arayan Amerika'dan aradı ve arayan Türk değil, başka bir ülke vatandaşı değil, Amerikalı. O zaman Sayın İnce'ye, 'Bu arayan Amerikalı kim, adı, unvanı ne, hangi şehirden aradı, Pensilvanya'dan mı yoksa Washington'dan mı? Yoksa New York'tan mı veya başka bir yerden mi aradı' sorusunu sormamız gerekir." ifadesini kullandı.

Bozdağ, İnce'nin yabancı dilinin iyi olmadığına değinerek, şu görüşlere yer verdi:

"Arayan Amerikalı Türkçeyi mi çok iyi biliyor, yoksa sizin yanınızda bir tercüman mı vardı? O tercüman varsa kim? Bunu açıklaması lazım. Veya hiç kimse aramadı, siz kendiniz mi bunu söylüyorsunuz. Veya arayan bir Türk'tü de 'Amerikalı' diye mi takdim ediyorsunuz?

Bir başka soru o da şu; Biz açıklama yaptık, Adalet Bakanımız 'bunlar asılsızdır, biz her şeyi usulüne uygun istedik, eksiklik yok' dedi. Onun üzerine Adalet Bakanlığından, Türkiye'den belge istedi, 'ben inanmam' dedi. Pek sizi arayan Amerikalıyla aranızda ne kadar güçlü bir hukuk var ki, ondan bir belge isteme ihtiyacı duymadan, onun doğruluğuna inandınız ve onun söylediğini alıp kullandınız?"

"Burada ipe un seren ABD tarafıdır"

Burada İnce'ye düşen şeyin dürüstçe kendisini arayanın kim olduğunu açıklaması olduğunu vurgulayan Bozdağ, şunları ifade etti:

"Niye saklıyorsun, saklamanın size faydası ne, Türkiye'ye veya bize zararı ne? Siyaset böyle gizli kapaklı yapılmaz, yapılamaz. Bunun üzerine Adalet Bakanı çağırdı ve 'Gelin inceleyin, evrakı görün, bakın.' dedi. Çünkü bakanlık yaptığı işin doğru olduğuna inanıyor. Usulüne uygun işlem yapılmış, eksik bir iş, evrak yok. Her şey usule uygun durumda. 

Usule uygun olduğu için de oradan bir eksiklik çıkarma imkanı yok. Geldiler, 5 saatten fazla inceleme yaptılar ve orada evrakları tek tek gördüler, sorular varsa sordular, cevaplarını aldılar. Ben beklerdim ki vicdanlı, hakkaniyet sahibi olarak, 'Adalet Bakanlığı işi usulüne uygun yapmış, kitaba uygun yapmış, doğru düzgün istemiş, eksik olan bir şey yok, yanlış olan bir şey yok. Biz, bizzat gördük, inceledik, tespit ettik' demeleri lazımdı. Burada ipe un seren ABD tarafıdır, FETÖ'yü himaye eden ABD tarafıdır, FETÖ'yü vermek istemeyen ABD tarafıdır' diye açıklama yapmalarını beklerdik."

Bozdağ, İnce'nin "7 ay sonra neden gönderdiniz?" eleştirisinde bulunduğunu da anımsatarak, "Bu ne demektir? Üstü kapalı bir şekilde 'usulüne uygun istendiğini kabul ediyor' anlamı taşır, 'eksik olmadığını kabul ediyor' anlamı taşır. Bunu mertçe söylese ne olur? Çok net söylüyorum her şey vaktinde istenmiştir." dedi.

Bu sürede yaşananları yineleyen Bozdağ, şunları kaydetti:

"Türkiye, FETÖ/PDY elebaşı, teröristbaşı Gülen'in iadesi konusunda ve Türkiye'ye getirilip yargının önüne çıkarılması konusunda kararlıdır ve yaptığı her işi doğru yapmıştır, eksiği yoktur. Bunun altını özellikle çizmek isterim." 

"Bölgede her an her şey olabilir"

Bölgede teröristleri etkisiz hale getirinceye kadar operasyonların süreceğini vurgulayan Bozdağ, şöyle konuştu:

"Biz daha önce ifade ettik; Kandil'e operasyon dahil buna. Bundan sonraki süreçte hepsi mümkündür. Bunu söyledikten sonra Cumhuriyet Halk Partisi hemen ses verdi, 'Kandil'de kimse yok'. Biz terörle mücadele ediyoruz. Irak'ın kuzeyinde PKK'lı teröristleri etkisiz hale getirmek, ülkemize yönelen tehditleri, bölgeden uzaklaştırmak ve Türkiye'yi sınırın dışında da korumak politikasını uyguluyoruz ama Cumhuriyet Halk Partisi, PKK'dan önce, HDP'den önce ses veriyor. Buradan şunu söylemek lazım: Neden siz onlardan önce ses veriyorsunuz. Onların gerekçesi, seçim sırasında terörle mücadele yapılırsa ve bu mücadelede de başarı elde edilirse bu başarı Recep Tayyip Erdoğan'ın hanesine yazılır, AK Parti'nin hanesine yazılır. O nedenle 'seçim sürecinde terörle mücadele olmasın, teröre kaşı Türkiye bir başarı elde etmesin, terör Türkiye'ye zarar versin ama AK Parti'nin lehine herhangi bir şey yazmasın'. Bu kadar saçma bir mantık var bu işin arkasında."

 

"Bizim devlet geleneğimizde saygı göstermek var ama bunlarda o kültür yok"

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin Korgeneral İsmail Metin Temel'e yönelik sözlerinin anımsatılması üzerine Bozdağ, şu değerlendirmelerde bulundu:

"İsmail Metin Temel Paşa, 15 Temmuz'da FETÖ'cü teröristlerin hedefinde olan birisi. Türkiye'nin içerisinde terörle mücadele eden birisi, Zeytin Dalı Operasyonu'nu yöneten kahraman bir komutan, şu anda da Irak'ta devam eden harekattan da sorumlu bir komutan. Ayrıca bölgedeki bölücü terör örgütüyle mücadele eden 2. Ordunun da komutanı. Yani hem FETÖ'ye hem PKK'ya hem YPG'ye hem PYD'ye hem DEAŞ'a Türkiye'yi ve sınırlarımızdaki, dışındaki Irak'ı, Suriye'yi dar eden ve Zeytin Dalı Harekatı'yla 5 bin civarında teröristi etkisiz hale getiren kahraman Mehmetçik'in, kahraman komutanı. Şimdi 'Apoletini sökeceğim' diye açıklama yaptı. Niçin sökeceksin, hangi hatayı yaptı? PKK'yı, PYD'yi, YPG'yi, DEAŞ'ı Afrin bölgesinden temizlediği için mi sökeceksin? Türkiye'nin içerisinde teröre büyük bir darbe vurduğu için mi sökeceksin? Yoksa FETÖ ile mücadelede etkin olduğu için mi sökeceksin? Ya da Irak'ın kuzeyinde yeni bir operasyona başlayan ordumuzun komutanlığını yaptığı için mi sökeceksin? Yok. Niçin sökecekmiş, cumhurbaşkanını alkışlamış. Cumhurbaşkanı kim, bizim anayasamıza göre devletin başıdır. Milletin birliğini temsil eder ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin de başkomutanıdır."

"Bir ordu komutanının, kendi silahlı kuvvetlerinin başkomutanını, cumhurbaşkanını, milletin birliğini temsil eden liderini alkışlamasından daha doğal ne olabilir?" diyen Bozdağ, şunları söyledi:

"Bunun neresinde yanlışlık var, bunun neresinde eksiklik var. Böyle bir şey olur mu? Bu CHP zihniyeti; 'Cumhurbaşkanı alkışlanamaz.' Çünkü onlar Cumhurbaşkanı geldiği zaman Mecliste de saygısızlık yapıyorlar, oturuyorlar ve ayağa kalkmıyorlar. Bizim devlet geleneğimizde, aile kültürümüzde ve ahlakımızda devletin büyüğü geldiği zaman, devletin başı geldiği zaman, sevelim sevmeyelim, ayağa kalkmak, hürmet etmek ve saygı göstermek vardır ama bunlarda o kültür yok. Bunlar kendinden olmayanlar devletin başı da olsa, cumhurbaşkanı da olsa ona sevgi saygı gösterilmesinden, ona gelenek ve kültürlerimize göre bir ihtiramda bulunulmasından fevkalade rahatsızlar."

"Başkomutanını alkışlaması kadar doğal bir şey olabilir mi"

Bozdağ, Türkiye'nin binlerce yıllık ordu, devlet ve millet geleneği bulunduğunu, bu gelenekte cumhurbaşkanına saygısızlığa yer olmadığını dile getirerek, "Ama Cumhuriyet Halk Partisinin yöneticileri Mecliste de cumhurbaşkanı geldiğinde ayağa kalkmıyorlar. Kalkmayabilir ama bir edep var bir ahlak var, bir gelenek var, bir devlet terbiyesi var. Bunların hiçbiri bunlar da yok, sıfır. Onun için dışarıya da kin ve nefreti pompalıyorlar. Kamuda çalışan birinin cumhurbaşkanını alkışlaması, başkomutanını alkışlaması kadar doğal bir şey olabilir mi?" diye konuştu.

"Aşırı görüşlere sahip olanlar 50 artı 1'in oyunu alabilir mi?"

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, "Irkçılar, ayrımcılar, faşistler, aşırı görüşlere sahip olanlar, bu ülkede yüzde 50 artı 1'in oyunu alabilir mi?" diye sordu.

"Milletin iradesini sigorta etmiştir"

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne değinen Bozdağ konuşmasında, "Bu sistem ülkenin ve milletin bekasını sadece anayasa, kurumlar ve güvenlik birimleri değil aynı zamanda milletin iradesine de sigorta ettirmiştir." ifadelerine yer verdi.

"Türkiye'yi çökertmek isteyenlere en büyük cevap budur"

Türkiye ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde 7,4 büyüdüğünü hatırlatan Bozdağ, "Türkiye'yi ekonomik olarak çökertmek isteyen içerde ve dışardaki herkese en büyük cevap 7,4 şiddetindeki bu cevaptır." dedi.

"Bu ülkede artık iktidarlar milletiyle barışık olmak zorunda"

"Bu ülkede artık Türkiye'nin iktidarlarının milletiyle barışık olmak zorunda olduğunu ve Barışık olmayanlara bu sistem iktidar vermeyeceğini belirten Bozdağ, "Çok net şekilde, AK Parti parlamentoda yine tek başına, salt çoğunluğun üzerinde bir milletvekiliyle temsil imkanı bulacaktır." diye konuştu.

"Türkiye öyle veya böyle yeni sisteme geçecek"

Eski sisteme dönmenin imkanı olmadığını ifade eden Bozdağ, seçimden sonra Türkiye'nin öyle veya böyle yeni sisteme geçeceğini vurguladı.

"Adayların bu psikolojileri de işin birinci turda biteceğini gösteriyor"

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, şöyle konuştu:

"Cumhurbaşkanı adaylarının birinci turda seçilme hedefi yok. Herkesin tek derdi 'ikinci tura işi bırakırsak, bir araya gelerek işi hallederiz' hesabı yapıyorlar... Adayların bu psikolojileri de işin birinci turda biteceğini gösteriyor. Cumhurbaşkanımızın birinci turda seçileceğini anlayan muhalefet partileri, bunu engelleyemeyeceklerini gördükleri için parlamentoya daha fazla asılmaya başladılar."

"FETÖ'cü teröristlerin enselerinde olmaya devam edeceğiz"

Bozdağ, Türkiye'nin, içeride ve dışarıda nerede olursa olsun FETÖ'cü teröristlerin enselerinde olmaya devam edeceğini yineledi.

"OHAL'in kaldırılması gündemde"

OHAL'in kaldırılması konusuna değinen Bozdağ, şunları kaydetti:

"Seçimden sonra bu konu elbette yeniden masaya konulacak, değerlendirilecek. Kaldırılması da Cumhurbaşkanımızın dediği gibi gündemde. OHAL komisyonunun görev süresi uzatılacaktır, çünkü gündeminde yoğun bir dosya var. OHAL komisyonunda bugüne kadar 16 bin 600 dosya hakkında ret, bin 10 dosya hakkında da kabul kararı verilmiş. Olağanüstü hal, ilanihaye devam edecek bir hal değil, geçici bir hal. Bu geçici hali sona erdirmek de hükümetimizin takdir edeceği bir konu."

"Müslümanlara karşı yapılan bir haksızlık"

Avusturya'nın cami kapatma kararına değinen Hükümet Sözcüsü Bozdağ, "Çok net şekilde bir İslam düşmanlığı var, Müslümanlara karşı yapılan bir haksızlık var. Bunun karşısında bu haksızlığı dile getirmesi gerekenler, tavır koyması gerekenler tavır koymadı." değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: (AA) - Anadolu Ajansı Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı