Haber Detayı
12 Şubat 2018 - Pazartesi 18:35
 
“HASTANE ARAZİLERİ ne olacak?”
25 Aralık Devlet Hastanesi ve Dr. Ersin Arslan Araştırma Hastaneleri ranta mı açılacak?
Gündem Haberi
“HASTANE ARAZİLERİ ne olacak?”

TMMOB Mimarlar Odası Gaziantep Şube Başkanı Özgür Girişken, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Girişken, Kamil Ocak Stadyumu’nun yerinin mülkiyetinin kurtarılması gerektiğini ifade ederken, inşaatı süren Şehir Hastanesinin tamamlanmasının ardından hasta yoğunluğu azalacak olan 25 Aralık Devlet Hastanesi ve Dr. Ersin Arslan Araştırma Hastanesinin yerlerinin ranta açılabileceğini söyledi.

Girişken, “Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesinin ve 25 Aralık Devlet Hastanesinin artık ihtiyaç kalmadığı, hastaların bölge hastanesine yönlendirilmesiyle ranta açılabilir. Hastanelerin toplanması sonucunda, ‘kent merkezinde kalan kıymetli hastane arazilerinin ne olacağı?’ sorusu, önemli bir soru haline dönüştü” diye konuştu.

TMMOB Mimarlar Odası Gaziantep Şube Başkanı Özgür Girişken ve yönetim kurulu üyeleri basın mensupları ile bir araya geldiler. TMMOB Mimarlar Odası Gaziantep Şubesi 15.Dönem Yönetim Kurulu üyelerini tanıtan Mimarlar Odası Gaziantep Şube Başkanı Özgür Girişken gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Girişken, “Şehir ve Bölge Hastanesi kavramlarının bir fayda getirmeyeceğini düşünüyoruz. Batıda bin 500, bin 800 yataklı hastane modelleri çok denendi. Yönetilebilir olmaktan çok uzak olduğu gerekçesiyle bu hastane modelinden vazgeçildi. Ülkemizde dev kampuslara yapılan, belirli noktaya odaklanarak oluşturulan Şehir Hastaneleri, sağlık sistemindeki özelleştirmenin bir parçası olarak getirildi. Devlet, kendine ait olan hazine arazisinde kiracı durumuna geliyor. Devlet yalnızca doktor, hemşire ve hasta bakıcıların maaşını ödüyor. Bunun dışında kalan yerler, özelleştirilmiş durumda. Başka bir ilginç durum ise devlet, işletmeci şirkete yüzde 70 doluluk garantisi veriyor. Devlet yurttaşların hasta olacağına eminse, köprüden geçiş garantisi verir gibi hasta garantisi veriyorsa; bu sistem baştan sağlıksız bir sistemdir.”

“KIYMETLİ HASTANE ARAZİLERİ NE OLACAK?”

Şehir Hastanesinin faaliyete geçmesiyle Dr. Ersin Arslan Araştırma Hastanesi ve 25 Aralık Devlet Hastanesinin hasta yoğunluğunun azalmasıyla ranta açılması tehlikesi olduğunun altını çizen Girişken, “TOKİ’nin stadyumlarla ilgili yaptığı protokolde gördüğümüz gibi belli bir noktaya hastanelerin toplanması sonucunda kent merkezinde kalan kıymetli hastane arazilerinin ne olacağı sorusu, önemli bir soru haline dönüştü. Şuanda yapabileceğimiz en hatalı işlem; Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesinin ve 25 Aralık Devlet Hastanesinin artık ihtiyaç kalmadığı, hastaların bölge hastanesine yönlendirilmesiyle ranta açılabilir. Eğer böyle bir ihtiyaç kalmayacaksa bile sağlık tesisi olmayacaksa bile; her zaman savunduğu gibi oradaki fonksiyon, kamusal bir fonksiyon taşımalıdır. Eğer Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesine ihtiyaç kalmayacaksa; buraya meydan ve türevi bir fonksiyon getirilmelidir. 30 yıl sonra orada yeniden bir hastane ihtiyacı duyulup duyulmayacağını bilmiyoruz. Mülkiyet kamuda kalmalı, ihtiyaç duyulduğu anda bir kez daha sağlık tesisi olması gündeme gelebilir. Eğer bu özelleştirme politikalarından vazgeçilmezse; mülkiyet özel şahıslara geçiyor ve o bölgede ilerleyen zamanlarda bir ihtiyaç duyulması halinde yerel yönetimler, kamulaştırma maliyetleri ile baş edemedikleri için yine yanlış imar planlarını gündeme getiriyorlar.”

“KAMİL OCAK STADYUMUNUN MÜLKİYETİ TOKİ’DEN KURTARILMALI”

Kamil Ocak Stadyumunun yerine ilişkin yapılacak olan çalıştaya değinen Girişken, “Kamil Ocak Dayanışma Topluluğunun almış olduğu ilke kararları var. Bu kararların öncelikli olanı, mülkiyetin TOKİ’den alınarak, Büyükşehir Belediyesine kazandırılmasıdır. Öncelikle biz bunu istiyoruz, çünkü bizim burada muhatap olabildiğimiz tek kurum Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri. TOKİ’nin yapacağı bir eylem karşısında, TOKİ’den karşımıza çıkacak bir muhatap bulmak çok zor. TOKİ farklı bir kurum ancak Belediyeler bizim oylarımızla seçilmiş bir kişilerden oluşturulmuş kurumlar ve toplumsal bir baskı halinde belediyelerin yapabileceği bazı şeyler var. Öncelikle bizim istediğimiz bu mülkiyet sorununun çözülmesi, normal imar uygulamaları gibi Kamil Ocak arsasının yüzde 40’ının belediyede, yüzde 60’ının TOKİ’de bulunması bizim başımızda Demokles’in kılıcı gibi duran bir tehdit olacak. Mülkiyet alındıktan sonra halkın ve kamunun faydasına; halkın beklentileri, talepleri doğrultusunda oluşturulmuş bir planlama ve projelendirme sürecine ihtiyacımız var. Çalıştay’da olabildiğince tüm kesimlerin görüş ve önerilerini alarak bir program oluşturmayı amaçlayacak. Büyükşehir Belediye Başkanımızla irtibata geçerek, çalıştay organizasyonunun nasıl yapılacağı hususunda platformumuzla birlikte diyaloglara başlayacağız. Kamuoyunu da işin her aşamasında bilgilendireceğiz.”

“TOKİ’YE BEĞENDİK MODELİ BİR TEKLİF SUNULMASI GÜNDEMDE”

Büyükşehir Belediyesinin bütçesinin Kamil Ocak Stadyumunun yerini satın alacak düzeyde olmadığını ifade eden Girişken, “İster istemez Beğendik Modeli, ortaya çıkan tabloyu beğenelim ya da beğenmeyelim, kaçınılmaz görünüyor. Fatma Hanımında açıklamaları da TOKİ’ye böyle bir teklif sunulacağı yönünde; dolayısıyla bizde bu yöntemi destekliyoruz. Yapılması gereken şuan ki imkanlarla budur. Beğendik’ten daha iyi bir sonuç elde edebileceğimizi düşünüyoruz.”

“MİMARLAR TARAFINDAN HAZIRLANAN MEYDAN PROJELERİ, ÇALIŞTAYDA ELE ALINMALI”

Meydan ile ilgili çalıştayda, mimarlar tarafından hazırlanan meydan projelerinin gündeme gelmesi konusunda çalışacaklarını belirten Girişken, “Yaklaşık 25 proje önerisi gelmişti. Mimarlık öğrencileri tarafından üretilen ve neredeyse her olasılığın düşünüldüğü projelerin ele alınması, gerekirse bu çalıştaya katılımlarının sağlanması ve fikirlerin geliştirilmesi yönünde bir düşüncemiz var.”

“TÜRKİYE VE TÜRK TOPLUMUNU TEMSİL EDİYORUZ”

Türk ve Türkiye ibarelerinin kaldırılmasına ilişkin soruya cevap veren Girişken, “Biz bu ülkenin yetiştirdiği mimarlar olarak, topluma olan borcumuzu ödemek üzere görevi üstleniyoruz. Türk ve Türkiye ön isimlerinin neden gündeme geldiği konusunda hiçbir fikrimiz yok. Biz ne Tabipler Birliğinin ne Barolar Birliğinin ne de Mühendis Mimar Odaları Birliğinin önündeki Türk ve Türkiye ibarelerinin kaldırılmasını istemiyoruz. Biz sıfatımızdan memnunuz ve biz Türkiye’yi ve Türk toplumunu temsil ettiğimize inanıyoruz. Bu anlamdaki müdahalelere de karşıyız.”

“MİMARLAR ODASI TOPLUMUN HİZMETİNDE OLMAYA DEVAM EDECEK”

Girişken, “Metro çevresindeki durum henüz bitmedi. Kamil Ocak Stadyumu ve çevresine yapılacak yerler gündemimizin en tepesinde yer alıyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in son dönemlerde Çalıştay ile ilgili söylemlerini destekliyoruz. Bu çalıştayda Mimarlar Odası olarak, en aktif katılıma talibiz. Kent ve kamu faydasına Kamil Ocak Meydanı düzenlemesini desteklemeye devam edeceğiz. Öte yandan üyelerimizin daha fazla sayıda mimarlara yönelik etkinlikler, projeler yapacağız. Mimarlar Odası, toplumun hizmetinde olmaya devam edecek.”

A.DUMAN

Kaynak: (Haber Mrk.) - Haber Merkezi Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı