Haber Detayı
12 Ocak 2018 - Cuma 15:36 Bu haber 186 kez okundu
 
“Gidişattan endişeliyim”
Gündem Haberi
“Gidişattan endişeliyim”

Röportaj: A.DUMAN

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Türkiye olağanüstü şartlarda seçime giderse, bu huzursuzluk sebebi olur. ‘Memlekette bir huzursuzluk var’ intibahıyla devam edecek. Gidişattan endişeliyim. Bir ülke, olağanüstü durum ile karşı karşıya kalırsa olağanüstü hal ilan edilebilir. Bu dönemde meclis çok etkili değildir. Bu hal 9 ay sürebilir, bundan daha uzun olağanüstü bir hal ister istemez Türkiye’de hukukun rafa kaldırıldığını gösterir” diye konuştu.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Gaziantep’te Basın Buluşması kapsamında basın mensupları ile bir araya geldi. Buluşmaya Saadet Partisi Gaziantep İl Başkanı Mehmet Karalar, İl Yöneticileri ve basın mensupları katıldı. Basın Buluşmasında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Karamollaoğlu, “ Türkiye’de bütçe görüşmelerine şahitlik ettik. Hükümetin açıkladığı son bütçe bizi ümitlendireceğine, hükümet ne söylerse söylesin; aslında ne kadar ciddi bir sıkıntının içinde bulunduğumuzu gösteriyor. Bütçe biraz büyüdü, ama içine baktığımız zaman Türkiye’nin ne kadar sıkıntılı bir döneme girdiğini açık bir şekilde görüyoruz. Biz hep ekonomide duvara tosladık. Düne kadar IMF’ye borcumuz yok diyen Hükümet, IMF’den bile borç bulamıyor. Bu durum Türkiye’yi yönetenlerin izledikleri politikaların iflas ettiğini işareti. Bütçeye baktığımız zaman, bu yılın faiz gideri 71,7 milyar lira. Yatırımlara ayrılan pay 42 milyar lira ve bu yatırımlar, parayı toprağa gömmekten başka bir mana ifade etmiyor. Sadece inşaatlara ayrılmış bir para olarak gözüküyor.”

“TARIMA DESTEK İÇİN AYRILAN PARA 14 MİLYAR LİRA”

“Tarımı ayağa kaldıracağız, tarıma sahip çıkacağız’ diyorlar. ‘15 yıl içinde Türkiye yanlış politikalarla buraya getirilmiş’ diyen,  kendi kendilerinden şikayet eden bir hale geldiler. Tarımı, hayvancılığı ayağa kaldıracağız derken, büyük bir çelişkinin içinde düştüler. Tarıma destek için ayrılan para, 14 milyar lira civarında. Halbuki Tarım Kanununda destek için tabir edilen rakam, milli gelirin yüzde 1’inden az olamaz. Milli Gelir, önümüzdeki yıl 3,5 trilyona yaklaşırken, bunun yüzde 1’inin 35 milyar dolar olması gerekirken, 14 milyar lirayla tarım ve hayvancılığı ayağa kaldıracağız, deniliyor. Bundan dolayı bu bütçe bir borç bütçesidir. Türkiye’nin borcu ödemekte bile ne kadar sıkıntıya girdiğinin belgesidir. Bundan dolayı Türkiye’nin içinde bulunduğumuz yılı rahat bir şekilde geçiremeyeceği anlaşılıyor.”

“ÜRETİME YÖNELİK YATIRIM HAYAL OLDU”

“Asgari Ücret ve Memurlara yapılan zamları hepimiz gördük. Asgari ücret bu parti iktidara geldiği ilk günden bu yana hep Açlık Sınırının altında kaldı. Tayyip Bey, 2002 yılından bu yana asgari ücretli ailenin nasıl geçineceğini tarif etmek için çay-simit hesabı yapıyordu. Artık ne simidi ağzına alıyor ne de çaydan bahsediyor. 4 kişilik aile 3 öğün çay ve simitle karnını doyurmaya kalksa, zorlanıyor. Bu şekilde Türkiye’nin geliştiğini söylemek doğru olmaz. İşsizlik 3,5 milyon sınırlarına dayanmış, iç göç almış başını gidiyor. Son yıllarda doğudan batıya göç eden insanların sayısı 2,5-3 milyona dayanmış. Bu şartlar altında Türkiye’nin ayakta durması, büyümesi, işsizlik problemini çözmesi ve üretime yönelik yatırım yapması artık bir hayal oldu. Yatırımlar özel sektörden ve dışarıdan bekleniyor. Türkiye’nin üretimini artırmak için üretime en az 50-60 milyar lira yatırım yapmak gerekiyor. Uzun vadede bu iktidar bugüne kadar geçmişimizi sattı. Geçmişten gelen tüm değerlerimiz; fabrikalar, sanayi kuruluşları satıldı. Bunlardan 75 milyar dolarlık gelir elde etti. Açıklar bu gelirle kapatıldı. Şimdi ise geleceğimizi satıyor. Köprü, hastane, İstanbul Kanalı yapılacak ve bunlar gelecekte ülkenin sırtına kambur olacak. ”

“RANT GÖRMEDİKLERİ YERE YATIRIM YAPMIYORLAR”

Rant hedefiyle yatırımların yapıldığını ifade eden Karamollaoğlu, “İktidar mensuplarının bir numaralı hedefi rant. Bu arkadaşlar rant görmedikleri hiçbir yerde yatırım yapmıyor.  Bunun için sanayiye yatırım yapma gibi bir dertleri hiçbir zaman olmadı. Çünkü sanayi rant yeri değildir. Sanayi bir ihtiyacın karşılanması için tesis açmak, istihdam sağlamak ve oradan elde edilen gelir ile devletin bütçesine vergilerle katkıda bulunmaktır. İhracat yaparak hem Milli Gelirimizi arttırmak hem de dış borcumuzu kapatacak bir imkana kavuşmaktır. Sanayi devamlı destek ister. İçinde bulunduğumuz şehir Gaziantep’imiz, bu noktada Türkiye’mizin iftihar edeceği bir yapıya sahip. Devleti desteği görmeden kendiliğinden kalkınan birkaç ilimiz var. Bunlardan bir tanesi de Gaziantep’tir” diye konuştu.

“BÖYLE SANAYİ POLİTİKASI OLUR MU?”

Türkiye’nin mevcut politikalarının değişmediği takdirde kalkınmasının mümkün olmadığını kaydeden Karamollaoğlu, “Yapılan tesislerle geleceğimizi ipotek altına alıyor. Bir de ümit aşılamakta üzerine kimse yok. ‘Uçaklarımız 2023’te uçacak.’Helikopterlerimiz 2023’te havalanacak.’ ‘Tanklarımız 2023’te yürüyecek.’ 15 yıl geçti bunların hiçbirine bu zaman zarfında niye hiç şahit olmadık? Çünkü söyleyecekleri gösterecekleri hiçbir şeyleri yok. ‘Şimdi şunu yaptık’ diye ortaya çıkamıyorlar. Böyle bir politika anlayışı olur mu? Böyle bir sanayi politikası olur mu?” diye sordu.

“TÜRKİYE’DE CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ UYGULANIYOR”

Türkiye’nin 16 Nisan Referandumu ile yönetim şeklinin değiştiğini ifade eden Karamollaoğlu, “Bir müspet iş yapmak 50 hatayı örtmez. Her işin doğru olması icap eder. Hatanın olmaması icap eder. Hatalar olmaz mı? Olur ama istisnai olur.  Bir 15 Temmuz hadisesi yaşadık. Arka dalgaları geliyor onu yaşıyoruz. Ardından bir referandumla Türkiye’nin yönetim şekli değişti. Yönetim sistemi 2 sene sonra devreye girecek zannediyorduk ama girdi. Şu anda bir başkanlık sistemi ile yönetiliyoruz. Parlamentonun, anayasanın, kanunların da bir hükmü yok. Cumhurbaşkanımız bir karar alıyor imzalıyor. Anayasaya aykırı mı? Cesareti varsa birinin götürsün Anayasa Mahkemesi’ne. AYM baştan vermiş kararını zaten; ‘KHK OHAL döneminde çıkınca ben buna müdahale etmem’ diye. Şimdiki mevcut durum ne derse deyin demokrasi kesinlikle değil. Her şey söylenebilir; Krallık denir, dikta rejimi denir, şu denir bu denir ama kesinlikle demokrasi denmez.”

“TÜRKİYE ‘DE HUKUK RAFA KALKMIŞ DURUMDA”

Olağanüstü Hal koşullarında seçime gidilmemesi gerektiğini savunan Karamollaoğlu, “Öte yandan Türkiye’de seçimler olağan şartlarda yapılmalı. Türkiye olağanüstü şartlarda seçime giderse, bu huzursuzluk sebebi olur. Olağanüstü Hal de mahkemelerin, adalet mekanizmasının önüne set çekilebiliyor. Hükümet daha doğrusu Cumhurbaşkanı tek yetkili. Bu durum psikolojik olarak huzursuzluğu en açık delilidir. Olağanüstü hal neden devam edecek? ‘Memlekette bir huzursuzluk var’ intibahıyla devam edecek. O yüzden bu konuyu özellikle dikkat alıyorum. Gidişattan endişeliyim. Bir ülke olağanüstü hal ile karşı karşıya kalırsa olağanüstü hal ilan edilebilir. Bu dönemde meclis çok etkili değildir. Bu hal 9 ay sürebilir, bundan daha uzun olağanüstü bir hal ister istemez Türkiye’de hukukun rafa kaldırıldığını gösterir. Şuanda biz tekrar olağanüstü hale döndük, hukuk hal cari olmayacak. Hükümetin aldığı kararlar müzakere edilemeyecek, Anayasa Mahkemesi görevini ifa etmeyecek. Böyle bir ülke huzur var nasıl diyeceksiniz?” diye sordu.

A.DUMAN

Kaynak: (Haber Mrk.) - Haber Merkezi Editör:
Etiketler: “Gidişattan, endişeliyim”,
Yorumlar
Haber Yazılımı